Bayan X ve Aşk…

Bayan X ve Aşk…

Bu hafta size bir Yengeç Burcu erkeği olarak Sevgililer Günü’ne özel bir yazı hazırladım. Daha doğrusu “düşünmeden” aşk’ı yazdım. Mutlu aşkın sevgi olduğunu, gerçek aşkın acı çektirdiğini ve aşık olmadan aşkı yazmanın mümkün olmadığını düşünen biri olarak, aşık olduğum ama ayrıldığım “Bayan X” için yazdım. Beğenmeniz dileğim ile…

22 aydır bu aşkı kaçıncı kez sil baştan yaşıyorum biliyor musun…; inan ben bilmiyorum…!!!

Hep sil baştan yaşıyorum, yüzüncü kez seni ilk kez görüyorum… Yüzüncü kez senden etkileniyor, yüzüncü kez aşık oluyor, kavga ediyor, sevişiyor, ayrılıyor, barışıyor ve nefret ediyorum. Ve sonra yüz birinci kez tekrar başlıyorum…

Hissettiklerimi bazen kâğıda, bazen kalbime, bazen musluğa anlatıyorum. Kâbuslarımda seninle kavgalar ediyor, rüya olduğunu bildiğim halde diğer kâbuslardan farklı olarak uyanmak istemiyorum. Kâbus da olsa içinde sen varsın. Ölüm de olsa sen varsın. Yazıyorum…

Artık yüz birinci kez seni görmekten vaz geçiyorum. Biliyorum ki seni her yeniden gördüğümde, daha çok seviyorum. Kavgalarımızı ve bana yaptıklarını unutuyorum. Onun için yazıyorum. Seni ilk kez görmemi yazıyorum. Unutmadan gerçek X’i yazıyorum. Zannetme ki senden korkuyorum, adının X olmadığını biliyorum.

Sana hep derdim “gururu olmayan erkek erkek değildir” diye… Sen de eklerdin aşkından şuursuzlaşmış dilime “gururu ve parası olmayan erkek erkek değildir” diye. Ve aşkından uyuşmuş o dilim, sen ne istersen onu tekrar ederdi tabii, hiç itiraz etmeden…!!!

Hep derlerdi ya, “büyük lokma ye büyük konuşma” diye… “Aşık olmam” diyordum. Aşkın kanıma karışana, gözümle beynim arasına bir duvar örene kadar. Aşkın kanımı zehirleyene kadar Bayan X…!!!

Neden X biliyor musun? Sana kızdığımdan X…!!! Hiçbir işe yaramadığı için X, olumsuz olduğu için X… A olsa, B olsa, c,g,e,y,m,u,… başka kelimelerin içinde işe yarar.

Kelimelerin önemi yok ki… Seni hatırlamak istedikten sonra!!! En iyisi sen X ol. Bir şeye yarama. Bayan iks diye okusunlar, hatta bazıları bayan çarpı diye yanlış anlasınlar. Ben yüz kez yanlış anladım. Varsın bir kez de onlar yanlış anlasınlar. Seni görmeden, yaşamadan, benim ağzımdan, benim harflerimden (“kelimelerimden” demiyorum, kelime olursa unutmam daha zor oluyor), benim kalbimden, benim kanımdan yanlış anlasınlar.

Birden yazmayı bırakıyor ve yukarıdaki paragrafı okuyorum, “ne kadar bilerek saçmalamışım” diyorum. Sen beni umursamazken benim bu halde olmamın saçma olduğunu bilen beynim; başka saçmalıklarla bunu örtbas etmeye çalışmış belli ki. Aptal beynim, yok hayır akıllı beynim; aslında aptal kalbim ama elinden bir şey gelmeyen zavallı beynim…

Evet, şimdi oldu… Aptal kalbim çaresiz beynim…!!!

Parça parça ve ayrık ayrık yazıyorum. Sizin iyiliğiniz için, yazmayı bilmediğimden değil. Hatta yazdıktan sonra her sayfadan 10 cümle sileyim diyorum ki bir şey anlamayın yazdıklarımdan. Ya siz de üzülürseniz diye baştan sona yazmıyorum. Önce kavgaları yazayım diyorum, ama üstünden zaman geçmiş, kalbim o kadar sevmiş ki kavga mı kalmış. Kalbim dövmüş o kavgaları düşünen zavallı beynimi…!!! Demiş ki “sus, kavga değildi onlar… X bu zavallı adamı çok sevdi”… Evet, kavga değildi onlar…

Sinirim geçse aşkı yazmaya başlayacağım, ama Bayan X’i yazmak istemiyorum. Bir kez daha aşık olmak istemiyorum. Ölmekten her geçen gün daha çok korkuyorum. Sigara bile içmeyen ben, aşk bağımlısı oldum… Bak şu beynimin yaptığına, aşk bağımlısı değilim ben Bayan X’in bağımlısıyım…

Şimdi yazarken fark ettim; acaba aşk diye bir şey yok mu? Bu ne yani, 5 kez aşık oldum. Hepsi fiyasko…

En sorunsuz ilişkimdi Bayan X, tabii yan yanayken. Birbirimizin görüş alanındayken 1 kez bile kavga etmedik. Görüş alanı dışına çıktıktan en çok 40dk sonra telefonda kavga etmeye başlıyorduk. 10 saat mi ayrı kaldık, bunun 3 saati kesin telefonda kavga. Birbirimizi öldürmek için buluşuyorduk akşam. Görüş alanına girdikten ve o lanet mesafe aradan kalktıktan en çok 1 sn sonra kavgayı hatırlayan bir taraf bile olmuyordu.

Biliyor musunuz, toplamda ağırlıkları 135kg olan iki yetişkin aylarca salonda daracık 3 kişilik kanepede uyudular. Kanepede ağız ağıza 2 insan saatlerce hiç kıpırdamadan uyuyabiliyorlarmış; o zaman öğrendim bunu. Dedim ki “evet, ben hayatımda ilk kez aşık oldum”… Sonra o da bitti, bir bunalım, bir üzüntü… Her ikimiz de birbirimiz için ölüyorduk ama gene de ayrılmak zorunda kaldık. İkimizin hayatı da mahvolmuştu çünkü…

X’ten ayrıldıktan sonra saatlerce ses kaydı aldım biliyor musunuz? Defalarca o kayıtları dinledim. Her seferinde daha farklı şeyler duyuyordum. Ve her seferinde o ses kayıtları daha anlamlı geliyordu ve her seferinde X’e daha çok aşık oluyordum. Bu arada yazarken şimdi fark ettim. Yalnızca X’i yazarken mutlu oluyorum. Sürekli yazmak istiyorum. X’i yazmadığım zamanlarda parmaklarım çok kızıyor birbirlerine. Hep X tuşuna basmak istiyorlar klavyede. Ses kaydını anlatmadan önce tesadüf işte, Facebook’a girdim. Kız kardeşinin profilinde, annesi ve kız kardeşi ile yeni bir fotoğrafı var. Ben bu kadar üzgünken nasıl da gülmüş; “aptal aşık” der gibi… L

Yok yok, daha dikkatli baktım fotoğrafa, yılbaşını evde ailece kutlamışlar. Aman iyi, dışarı çıkmamışlar, başka erkekler görmemiş X’imi. Beraberken de kıskançlıktan zehir etmiştim hayatını. Olsun… Yaşlanmış sanki biraz, ne güzel gülüyor ama… Sporu da bırakmamış, kilo almamış.

Anlatmayacaktım ama anlatayım… Bayan X’ten ayrıldıktan sonra yazmak içimden gelmiyordu, daha doğrusu geliyordu ama başkalarının yazdıklarımı okumasını istemiyordum, kıskançlık işte J. En iyisi “ses kaydı alayım” diye düşündüm. En iyi ve en uzun süre kayıt alabilen cihazlardan bir tanesini satın aldım. O gece de diğer geceler olduğu gibi Bayan X’i düşünüyordum. Ona sarıldığım ve huzurla uyuduğum geceler geldi aklıma. Odama gittim. Her zaman kullandığı parfümden satın almıştım. Parfümü yastığıma sıktım ve ışıkları kapatıp Yastık Bayan X’e sarıldım. Ses kayıt cihazını açtım. Saatlerce anlattım ses kayıt cihazına aynı cümleyi, yüzlere kez. Beynimden geçen aynı cümle, kalbimde her seferinde farklı yorumlandı. Yorumlar ağzımdan hiç çıkmadı. Ama odanın içerisindeki Bayan X’i düşünürken olan aşk dolu sessizliği, gecelerce ve saatlerce kayıt ettim…

Devamı mı…? Yalnızca hiç…

Sizin mutlu aşkı bulmanız dileği ile… Aşkla kalın…

%d blogcu bunu beğendi: