Bir “Can” Tiyatrosu

TÜRKİYE’NİN ART NİYETLİ BU SAĞLIK

KURULUŞUNDA YAŞANANLARI ANLATTIĞIM

BU YAZIDAKİ KİŞİLER VE KURUMLAR

TAMAMEN GERÇEKTİR…!!!

Bu yazımda size, pek iç açıcı olmayan ama hayat dersi niteliğinde ve hepinizin okumasını istediğim, başımdan geçen bir olayı yazacağım.

Yaklaşık 8 ay önceydi. İşyerimde ayağım kaydı ve sırt üzeri düştüm. 34 yaşında ve haftada 4 gün spor yapan bir erkek olarak konuyu pek önemsemedim. Ertesi sabah uyandığımda sol kalçamdan ayak parmak uçlarıma kadar dayanılmaz bir ağrı vardı. Hiçbir şekilde oturamıyordum.

Hemen en yakındaki hastaneye gittim. Emar çekildi ve belimi incittiğimi söylediler. Emar merkezi sahibi de konunun uzmanı bir doktor… Olayın tıbbi detaylarına çok girmeyeceğim.

Ve sonrasında halk olarak en sevdiğimiz “bölüm” başladı. Artık çevremde, rahatsızlığımı duyan herkes konunun uzmanıydı. Belini çektir diyenler, hocaya üfletenler, yurt dışında ameliyat önerenler, itenler kakanlar, vah vahçılar, pış pışçılar…

En sonunda Türkiye’nin en iyi profesörlerinden birinden, araya kimlerin kimlerin hatırını koyarak, ertesi akşam 21:00’a randevu alabildim. Özel bir hastanede yaklaşık 30 kişinin çalıştığı bir bölüm oluşturmuştu kendisine. Sosyal Güvenlik Kurumu ya da Özel Sağlık Sigortası kabul edilmiyordu; yalnızca nakit…!

1 saat gecikme ile kabul edildim. Tekrar testler yapıldı… Sonra yaklaşık 40 m2’lik bir odaya aldılar beni. İçeride benden başka 7 kişi, doktoru, hemşiresi… Odaya girdikten en fazla 10sn sonra, hemen bir iskelet üzerinde, ameliyatımı anlatmaya başladılar. Ama ne anlatma; gözlerim kararmıştı… Hemşire hazır; hemen tansiyona bakalım, bir iğne yapalım… derken en çok 48 saat içerisinde sol topuğumun düşeceği ve geri dönüşü olmayan bir durum oluşacağı anlatıldı. Sonrasında ancak bir “cihaz” ile topallayarak yürüyebilecektim.

Kesin miydi…? Profesörün dediğine göre %100. Yarın sabah kendilerine döneceğimi söyleyerek odadan çıktım. Ruhum o odada kalmıştı sanki; aklım almıyordu bir türlü, bu nasıl benim başıma gelebilmişti.

Sabah 08:00’da, açılmasına henüz 1 saat olan fizik tedavi merkezinin kapısındaydım. Fizyoterapist, kendisinin bir doktor olmadığını, ameliyat gerektirebilen durumlar olduğu gibi, benim durumumun ameliyat gerektirmediğini anlattı. İşime geldiği için J fizik tedavi uzmanına inandım ve ameliyat olmadım.

Geçen hafta tekrar Emar çektirdim ve tamamen iyileşmiştim.

Tabii ki bir genelleme yapmak ve bütün “sektör”ü suçlamak yanlış ama “ciddi hastalıklarda doktora gitmeden önce, Google’dan bir doktorunuzu ve sağlık kurumunuzu araştırın” derim. Daha önceki hastaların deneyimleri size yol gösterecektir.

Yazıyı yazmadan önce tanıdığım bütün doktor arkadaşlarımla tek tek görüştüm. Maalesef çoğu bana, hissettiklerim ve yorumlarım konusunda hak verdi.

Vicdan ve sevgi ile kalın…

%d blogcu bunu beğendi: