Spor Dünyası – Haziran 2013

Spor Dünyası – Haziran 2013
  • Kalust Bey, çok yoğun bir tempodasınız. “İş hayatınız” demek istemiyorum, özel hayatınız da yoğun. Hepsine nasıl yetişiyorsunuz? Ben bazen salonumdaki kanepede uzanmış sosyal medyadan size bakarken bile yoruluyorum…
  • Haklısınız. Hiperaktif bir yapıdayım. 35 yaşımı doldurdum yani bu yorulmuş ve durulmuş halim. Siz beni 20’lerde görecektiniz. Işık hızındaydım… Çalışmadığım zaman yorulan bir yapım var. “Yaz tatiline çıkmayacak mısın?” diye soruyorlar. Üniversitedeyken maddi sıkıntılardan dolayı yürüyerek okula gidip geliyordum. Şimdi Allah’a şükür… Tatili ruhum, bir şımarıklık olarak değerlendiriyor. Başarıyı seviyorum. Çalışmaya devam; “kiip vörking” yani…
  • Enerji dolusunuz. “kiip vörking” demişken, İngilizceyi Türkçe okunuşları ile yazmak gibi bir “akım” başlattınız. Hatta sosyal medya kullanıcılarının “Kalustz İngıliş” yazdıklarına defalarca şahit oldum. Sonrasında ünüler de kullanmaya başladılar. Taklit edilmek üzüyor mu sizi?
  • Aksine… Taklit edilmek ve insanların arkanızdan gelmesi, onların önünde olduğunuzu gösterir. Ben hayata bakış açım olarak insanların arkasından gitmeyi sevmem. Gerçi önünden gitmeyi de sevmem (gülüyor)… Şaka bir yana, ben insanların yanından gitmeyi kader arkadaşı olmayı severim.
  • Sürekli yazıyorsunuz. Yazmak hayatınızda tam olarak nerede?
  • Herkes düşünür, herkes konuşur ama herkes yazamaz. Bir konuşmayı ne kadar beğenirseniz beğenin, zamanla unutursunuz. Yazı kalıcıdır. Ne demişler, “söz uçar gider, yazı kalır”. Marka yönetimimin ve dolayısı ile gelirimin büyük bölümünü yazabilmeme borçluyum.
  • Parayı seviyor musunuz?
  • Parayı herkes sever. Önemli olan doğru bir amaç uğruna parayı kullanabilmek. Siz de çok duymuşsunuzdur, “biz zamanında ne paralar kazandık, kıymetini bilemedik…” tarzı konuşmaları. Herkes hayatının belli bir bölümünde öyle ya da böyle madden rahat bir dönem geçirir. Marifet zengin olmak değil, zengin kalabilmektir. Ve unutulmamalıdır ki para; gençlikten daha çok, yaşlılıkta gereklidir.
  • Habertürk Ailesi’ndeki yazdıklarınız çok okunuyor. Memnun musunuz bu çatı altında olmaktan?
  • Ben inanmadığım bir şeyi kesinlikle yazmıyorum. İnsanlar Kalust’un “güvenilirliğini” seviyorlar. Neyse o… Bir sorunum yok…
  • Nişantaşı’nın ve İstanbul’un en iyi gece kulüplerinden biri olan RICHIE’nin sahibisiniz. Daha önce bu sektörde değildiniz. Nasıl birden bu kadar başarılı olabildiniz?
  • Bundan 20 yıl önce işadamı olma yaşı 40’tı. Bir işadamının yanında yetişir ve zaman içerisinde siz de iş hayatına atılırdınız. Günümüzde bilgiye ulaşmak çok kolay. Fizibilite yapabilmeniz iş hayatı için yeterli. Bir de çalışkan olacaksınız. Rahmetli babamın bir lafı vardı, “başında durmadığın iş senin işin değildir” diye. Ben işimin her zaman başındayımdır.
  • İstanbul dışında da mekânlar açacak mısınız?
  • Geçen ay basında da yer aldım. Kuveytli bir yatırım şirketi ile anlaştım. Kuveyt’te açacakları eğlence mekânları ve restoranlar için eğlence ve marka danışmanlığı yapıyorum. Benim tüm işlerimdeki başarımın nedeni, kendi markamı iyi yönetmem. Sosyal Medya Yönetim şirketim var. Bana göre Türkiye’nin en iyisi biziz. Kuveytlilere de marka yönetimleri ve sosyal medya konusunda da destek veriyorum.
  • Spora peki… Hayatınızda sporun yer var mı?
  • Spor yoksa her şey duruyor hayatımda. Haftada 7 gün ya koşuyorum ya da başka bir kardiyo programı uyguluyorum.
  • Hangi takımlısınız?
  • Fenerbahçe’ye hayranım, Galatasaray’a saygı duyuyorum, Beşiktaş’ın tarzı mükemmel, Trabzonspor Karadeniz’in göz bebeği vb. diye devam ederiz. Şaka tabii… Futbol ile pek aram yok. Formula 1’de, Red Bull – Renault taraftarıyım. Bir de Class 1 Dünya Offshore’da Uğur Işık’ın da pilotu olduğu Işıklar – Zabo Takımı “fanatiğiyim” diyeyim.
  • Türk futbolu sıkıntılı günler geçiriyor. Sizce bu sıkıntı nasıl çözülecek?
  • Futbol haricinde değerlendirmek istiyorum bu konuyu. Dikkatimi çeken hep aynı şey oluyor. Bu tarz durumlarda, takımların yasal temsilci ya da sözcülerinin yaptıkları açıklamalara bakıyorum, sorun olmadığından bahsediliyor. İki gün sonra bir bakıyorsunuz, ceza almış takım. Peki, o kendinden emin duruş nereye gitti, hep mi haksız çıkar bu kişiler? Türk futbolunun asıl sıkıntısı bence dürüstlük ve dünyanın b spora olan bakış açısını yakalayamamasıdır.
  • Olduğundan eminim ama adet yerini bulsun diye soruyorum… Yeni projeleriniz var mı?
  • Eylül ayında bir televizyon programımız var. Cumartesi’leri akşam kuşağında canlı yayında olacağım. Yapımcım kanalla anlaştı. Programın konsepti ve moderatörlüğü bana ait. Haricinde sosyal medya yönetim şirketini daha büyüteceğim. Aynı zamanda Türk eğlence hayatına yatırım yapmak isteyen Fransız bir firma da sosyal medya sektöründeki bu şirketimize ortak olacak. Siz röportajı yarın yayınlayana kadar başka işler de çıkarırım ben.
%d blogcu bunu beğendi: