“yemek zevki” Dergisi Ocak “Sosyotik Trendler” Köşemi Kaçıranlara

Ocak 2014 - Yemek ZevkiAYIN GÖNÜLLÜ “REKLAM”I

Bakırköy civarına pek yolum düşmez. Civarda işim olsa da trafiğin yoğun olmadığı gece saatlerini seçerim. Dolayısı ile yazdığım mekânlarda, Bakırköy ve civarındakileri pek okuyamazsınız. Geçenlerde öğlen saatlerinde Bakırköy Galleria’da bir arkadaşımla buluştum. Beni “çeke çeke” İskender yemeğe götürdü. Hem toplantı hem yemek molası… Galleria AVM içindeki Bursa Kebap Evi’ne…

Bende surat beş karış… Bursa Kebap Evi markasını daha önce duymamışım… İskenderin dönerinin yapıldığı kıyma çok önemlidir… Mönüye baktım… Fiyatlar Bursa Kebap Evi gibi uygun bir restoran ise kesinlikle döner yemem. Önyargı işte… Bu arada fiyatlar Bakırköy’deki bir AVM’ye göre uygun… Bunun kirası var, personeli var, KDV’si var, vergisi var, faturası var, var da var…

Arkadaşımı bırakıp başladım servis personelimizi imtihan etmeye…

Bursa Kebap Evi - Galleria AVM - 001pİskender bitince o kadar beğenmiştim ki imtihan soru ve cevaplarını tek tek yazıyor ve gönüllü olarak Bursa Kebap Evi’nin reklamlarını yapıyorum. İskender’ini zaten tavsiye ediyorum. Siz bir okuyun bakın; işte böyle marka olunur…

Bursa Kebap Evi’nin:

  • Türkiye genelinde 34 şubesi var.
  • 2014’te yeni şubeler de açacaklarmış (sayısını servis personelim de bilmiyor ama kendi ağzından “abi, patronlar çok çalışkan, daha çok şube açarlar” diyor.
  • 34 şubede toplamda 500 kişi çalışıyor.
  • Galleria AVM’deki ziyaret ettiğim restoran ilk şubeleri.
  • İskender, pideli köfte ve porsiyon döner 12,90.-TL (KDV dahil). Bu arada rakamın o kadar da uygun olmadığını düşünenlere söyleyeyim, yediğiniz gerçekten kaliteli bir döner. Dönerin %70’i dana, %30’u kuzu eti.
  • Ben dayanamayıp şıra da içiyorum. Her zamanki gibi “gitti rejim” tabii… Kuru üzümden yapılmış şıradan 3 bardak içince göbek, pantolon kemerini biraz zorluyor.
  • Kırmızı et sevmeyenler için tavuklu alternatifleri de var.

Hesabı ödedikten sonra “biz de size künefe ısmarlayalım” diyorlar ama o kadar şıradan sonra kabul edemiyorum.

Ne diyeyim… Patronundan, servis personeline emeği geçen herkesin ellerine sağlık…

Saray Muhallebicisi - Eminönü - 04pSARAY MUHALLEBİCİSİ VOL.1 – Eminönü Şubesi

“Sabahın körü” dedikleri saatteyim… Mesai henüz başlamamış. İstanbul Ticaret Odası’nın altındaki Saray Muhallebicisi’ndeyim. Burası 7 yıllık bir işletme…

Her sabah olduğu gibi filtre kahvemi içmek istiyorum ama maalesef Saray’ların filtre kahvelerinin içilemez olduğunu bildiğim için tercihim portakal suyundan yana oluyor. Bu arada servis personelim, diğer Saray Muhallebicileri ile bir bağlarının olmadığını söylüyor. Nasıl oluyorsa? Herhalde “dükkân bizim, bayiyiz,…” demek istiyor. Zaten sabahın 7.30’unda masalarda “rezerve” yazıları var. Servis personeli canından bezmiş.

Saray Muhallebicisi - Eminönü - 05pKonuya geleyim… Su böreği sipariş ediyorum ama maalesef fotoğraftan da anlayabileceğiniz üzere, garip kesimli, pişmemiş börekvari “şey” geliyor. Servis personelime şikâyetimi dile getiriyorum… İncelemeler sonucunda haklı olduğum ortaya çıkıyor ve bütün su böreği, iyi pişmemiş olduğu için servisten kaldırılıyor.

Yerine kol böreği sipariş ediyorum (porsiyonun yarısı kıymalı, yarısı peynirli). Su böreğinin aksine kol böreği kusursuz…

Martinelli's 003AYIN MEYVE SUYU

Elma suyunun faydaları saymakla bitmez, öyle ki çoğu sporcu yemekle birlikte elma suyunu tercih eder. Ben de elma suyunu çok sevmeme rağmen katı meyve presiyle sıkmaya çoğu zaman üşenirim çünkü doğru tadı ancak kendi sıktığım elmadan elde edebiliyorum. Gerçi katı meyve presinde elma suyu hazırlamak kadar zahmetli olmasa da, önereceğim markayı bulmak için harcayacağınız emek de buna yakın…

Marka Martinelli’s…

Martinelli’s Elma Suyu hafif gazlı ve bana göre dünyanın en iyilerinden olan bir ABD markası… Geçenlerde bir markette rastlayınca tam 126 şişe aldım (yani stoktakilerin hepsini). Yaklaşık 2 aylık elma suyu “erzak”ım tamam… Olur ya siz de markaya raflarda rastlarsanız “mutlaka tadına bakın” derim.

ADANA DOSTLAR KEBAP 0008AYIN KEBAPÇISI – ADANA DOSTLAR KEBAP

O gün bende bir sinir, bir sinir… Kibrit çaksalar alev alacağım… Karnım da aç… Tam da Ataşehir Adana Dostlar’ın önünden geçiyorum… Şubenin sorumlusu sevgili Emin Aydoğdu arkadaşımdır (aynı zamanda işletme sahibinin yeğenidir). Dedim ki “şimdi bu baş ağrısı ve sinirle hiç Emin’e görünmeyeyim. Kebabımı sessiz sedasız yer kaçarım”…

Ama ne mümkün… Emin işkolik… Sürekli işletme içerisinde gezer, müşterilerle ve personelle ilgilenir… Yüzü de 7/24 güler… Yakalandım mı Emin’e… “Yakalandım” derken iyi de oldu… 2 dk. sonra Emin’in güler yüzünden ne dert kaldı ne de tasa bende. Muhabbet, sohbet derken o günkü moral desteğine karşılık vermek için ben de Adana’nın en iyi kebapçılarından biri olan “Dostlar’ı yazayım” dedim…

Emin’e dedim ki “anlat bakalım ne yazayım”… Emin’in ağzından, benim kalemimden… Buyurun size Adana Kebabı…

Kusursuz Adana Kebabı, erkek kuzu etinden yapılan el kıymasından olur. Kebapçı firma etin iyisini satın alır ama sonrası eti hazırlayan ustanın elindedir. “Aynı cerrah gibi” diyor… Et ameliyat edilir… Sinirinden, kıkırdağından, kemiğinden özenle ayrılır ve temizlenir. İyi kebap, doğalgaz ateşinde pişmez… Ancak kömür ateşinde pişen et, kebap tadını verir… Adana’da müşteri kebabı daha sulu (yüzeyi iyi pişmiş içi hafif çiğ) sever ama İstanbul müşterisi için kebaplar Adana’ya oranla daha iyi pişirilir. Ayrıca Adana şubesindeki kebap daha yağlı, İstanbul’daki daha yağsız et le yapılır. Bu arada, Adana’daki şube (Adana Yüzevler Kebapçısı) Ziyapaşa Bulvarı’nda.

Ve burada benim karnıma ağrılar giriyor ama yemekten değil, gülmekten…

Emin diyor ki; “Adana’da taksiciye sorarsan seni hayatta bizim kebapçıya götürmez. Çünkü bizim yerimiz merkezde ve taksiler daha çok kazanmak için müşterilere hep şehir merkezinden uzak kebapçıları tavsiye ediyorlar”…

Neyse canım, Adanalı taksicilere buradan duyurulur. Lütfen Adana’yı bilmeyenleri bu tattan mahrum etmeyin.

Yemeğim bittikten sonra üzerine de bir dondurmalı tel kadayıf yiyorum… “Aman” diyeyim size… Yok böyle bir tat… Kadayıfı kendileri yapıyorlar. Dondurma ise özel olarak Maraş’tan geliyor.

Adana Kebap 18.-TL, dondurmalı tel kadayıf 7.-TL. Değer mi? Tabii ki…

Açık söyleyeyim, Adana Dostlar’ı Emin’den dolayı yazdım. Yoksa bütün Türkiye, Adana Dostlar’ın kebabını bilir… Ne birisinin yazmasına ihtiyaçları vardır ne de reklama… Dedim ya… Canım kadar sevdiğim güleç arkadaşım işte…

ÇIRAĞAN - 0003AYIN TATLISI

Beni tanıyanlar bilir… Hayatım Çırağan Palace Kempinski’de geçer… Ne yemeğine doyabilirsiniz, ne kahvesine, ne çayına, ne şuyuna, ne de buyuna…

Her ay “yazacağım” dediğim ama atladığım bir tatlısı var ki, bu ay unutmadan yazıyorum…

Bosphorale…

Kempinski’nin “2013 Yılın Tatlısı” ödülünü, Pastane Şefi William McCarrick’in yarattığı Bosphorale almıştı. Bu arada McCarrick, çikolatanın sihirbazıdır…

Bosphorale, kuru kayısılı çikolatalı pastanın çay ve portakal ile yeniden işlenmesi ile ortaya çıkmış özgün bir lezzettir ve yeme-içme profesyonellerinden oluşan 80 kişilik bir jürinin tadım sonrası verdiği oylarla birincilik ödülünü almıştır.

Derseniz ki “Çırağan’da Bosphorale’yi nerede tadabiliriz”?

Çırağan içerisindeki Gazebo Lounge’da… Gazebo Lounge hafif kontinental kahvaltı büfesi, gece yarısına dek servis edilen leziz pastaları, kekleri ve çikolataları ile meşhurdur. En keyifli zamanı ise her gün 15.00’den 17.00’ye devam eden “Akşamüstü Çayı” aralığıdır… Ne lezzetlere doyabilirsiniz ne de Boğaz’ın enfes manzarasına…

Hele bir de Bosphorale yanına filtre kahveyi söylediniz mi… Doymayın tadına…

Ağzınızın ve kalbinizin hep tatlı olması dileğim ile… Sevgimle kalın…