Dijital Marka Yönetiminde okuyucu soruları – HardwarePLUS Dergisi / Şubat 2014 köşem

HardwarePLUS - Şubat 2014Dijital Marka Yönetimi kitabımın çıkmasına haftalar kala, okuyucularımızdan gelen soruları yanıtlamaya başladım. Bu ayın bazı önemli okuyucu sorularını ve verdiğim cevapları aşağıda bulacaksınız… Faydalı olması dileğim ile…

Soru: Linkedin yazınızı keyifle okudum. LinkedIn kullanmanın gerekliliklerine değinmişsiniz. LinkedIn’in kullanılma amaçları nelerdir?

Cevap: Linkedin’de oluşturduğunuz profiliniz sizin dijital bir özgeçmişinizdir. Bu profilinizde sosyal medya hesaplarınızdan tutun da, üye olduğunuz mesleki odalara, adresinize, daha önceki iş tecrübelerinize kadar her şeyi güncel olarak bulundurursunuz. Profesyonel şirketler personel alımında bulunmayacakları zaman bile düzenli olarak Linkedin taraması yaparlar.

Linkedin üzerinden kişilere davet gönderip, kabul etmeleri durumunda bağlantıları arasına girersiniz. Bu ikinci dereceden bağlantıdır. Linkedin üçüncü derece bağlantıya kadar profillerin detaylı olarak incelenmesine olanak tanır. Dolayısı ile profesyonel olarak sizin kariyerinize faydası olacak kişiler ile bağlantı (connection) kurmanız lehinizedir.

Sizin ya da karşı tarafın daveti ile birbirinizin ağınıza dahil olduğunuz kişilerin (contact) profil güncellemeleri ve paylaşımları sizin haber akışınıza düşer. Bu da mesleki yaşantınız için bir artıdır.

Linkedin Today uygulaması ile sektörel olarak makaleleri, paylaşımları takip edebilir bunları okuyabilir ya da daha sonra okumak için işaretleyebilirsiniz.

Linkedin’de grup oluşturabilir ya da mevcut bir gruba dahil olabilirsiniz. Grup paylaşımı, gruptaki tüm kişilere ulaşır. Grubun avantajı, gruba dahil olan kişilerin birbirlerini tanıma gerekliliklerinin olmamasıdır.

Arama bölümünden faydalanarak iş ilanlarına, etkinliklere ulaşabilir ve contact listenizde olan birine uygun olan bir ilanı o kişiye gönderebilirsiniz. Aramanızı anahtar kelimelere ve meslek gruplarına göre detaylandırabilirsiniz. İş aradığınız bir pozisyon için kayıt oluşturarak size uygun bir iş ilanı girildiği zaman otomatik olarak sistemin size haber vermesini sağlayabilirsiniz.

Soru: Geçenlerde bloğumu oluşturdum. Blog paylaşımlarımın altında yorum bölümünü aktif hale getirmeli miyim? Bu bana avantaj mı sağlar yoksa dezavantaj mı?

Cevap: Kişisel blog da olsa kurumsal blog da yorum bölümü açık olmalıdır. Bloğunuz kişisel olduğu için arkadaşlarınız etkileşime geçmek isteyeceklerdir. Arkadaşlarınıza bir konu anlattığınızı düşünün… Soru sormalarına, yorum yapmalarına, konuşmalarına ve fikirlerini söylemelerine izin vermezseniz sizinle arkadaşlık etmeyi keseceklerdir. Blog mantığı da budur.

Kurumsal bloglarda ise şikâyetçi müşteriler ya da art niyetli kişiler paylaşımların altına hakarete varan yorumlar yazabilirler. Bu nedenle kurumsal bloglar, yorum bildirimlerini açık tutmalı ve her yorumu süratle kontrol etmelidirler. Tabii bu yüksek takipçi sayılı kurumsal bloglarda başlı başına bir iştir ve bu iş için birilerinin görevlendirilmesi şarttır.

Soru: Blog adımı nasıl seçmeliyim ve içerik paylaşma sıklığım nasıl olmalı?

Cevap: Ücretsiz blog sağlayıcılarında genelde “blog” uzantılı adlar verilmektedir ama profesyonel bir blog oluşturacaksanız domain adınızın herhangi bir yerinde blog kelimesinin geçmemesi benim kişisel tercihimdir. Paylaşım sıklığınıza gelince bu her gün de olabilir her hafta da… Burada önemli olan paylaşımınızın sıklığı değil zaman aralığıdır. Düzenli aralıklarla paylaşım yapmanız bloğunuzu daha canlı ve aktif gösterecektir.

Kurumsal bloglarda ise içerik oluştururken ya kurum çalışanlarından faydalanılmalı ya da profesyonel blog yazarlarından destek alınmalıdır. Burada da önemli olan konuların kategorilere ayrılması, bloğun düzenli olması ve tüm blog paylaşımlarının aynı kişinin kalemi ile düzeltilmesi yani aynı kurumsal dil ile yapılmasıdır.

Soru: Mesleğim avukatlık ve yazı yazmayı seviyorum. Sosyal medyada mesleğimle ön plana çıkmak için dijital marka yönetimimi yapıyorum. Blog açmam gerekli midir?

Cevap: Mesleğinizle ilgili dijital marka yönetiminizi yapmanız kesinlikle doğru. Avukat da olsanız, kurumsal bir şirket de dijital marka yönetiminde bazı temel adımlar var. Instagram hesabınız, Facebook Hayran Sayfanız ve Twitter’ınız mutlaka olmalı. Şunu unutmayın ki Facebook Hayran Sayfası yerine kişisel Facebook profili kullanmanız dijital marka stratejinizi amatör hale getirir. Bloğunuzun olması ise atlamamanız gereken bir detaydır. İçerikleri bloğunuzda paylaştıktan sonra bunu belli bir düzen içerisinde Facebook Hayran Sayfanızda, Twitter’ınızda link olarak paylaşmalısınız. Şunu da belirtmekte yarar görüyorum… Dijital markanızı yönetirken paylaşımlarınız %80 mesleki, %20 kişisel olmalıdır. Bu sizin markanıza samimiyet katar. Tabii kişisel paylaşımlarda, mesleki paylaşımlarınıza zarar verecek bir üsluptan kaçınmalısınız. Blogunuzda yapacağınız paylaşımlarda yazı, resim ve videolardan faydalanabilirsiniz. Takipçilerinizden gelen geri bildirimlere göre bu paylaşımların hangilerinin markanız için daha uygun olduğuna zaman içerisinde kolayca karar vereceksiniz.

Soru: Web üzerinde reklam verirken, reklam anahtar kelimelerimi doğru seçemediğimi düşünüyorum. Bunun yolu nedir?

Cevap: Bunun cevabı oldukça detaylı ama size bir paragraflık çok basit bir yöntem önereyim. Ne iş yaptığınız, hangi markayı yönettiğiniz ya da anahtar kelimeleri hangi mecrada kullanacağınız önemli. Mimar mısınız, avukat mı, ses sanatçısı mı, siyasetçi mi… Girin Google’a, Twitter’a, Facebook’a… O sektörlerle ilgili birer kelimelik arama yaptırın… “Mimar, avukat, ses sanatçısı, siyasetçi…” yazın… Karşınıza zaten arama motorları tarafından ilk sıralara çıkartılmış sonuçlar gelecek. Amerika’yı baştan keşfetmemize gerek yok. Çıkan sonuçları ve linklerini inceleyerek kendi anahtar kelimelerinize çok daha rahat karar vereceksiniz. Geri kalanı da biraz deneyim ve markanızı tanımaktan geçiyor…

Soru: Orta büyüklükte bir işletmeyiz ve kurumsal sosyal medya yönetimine yabancıyız. Sosyal medya ajansı seçerken nelere dikkat etmeliyiz?

Cevap: İşletmenizin büyüklüğünün sorumun cevabı için bir önemi yok. Artık müşteriler samimiyetin peşindeler. Dolayısı ile sosyal medyada şirketinizin dijital markasını yönetecek kişi, şirket bünyenizde yani kendi içinizde olmalıdır. Sosyal medya ajansına ödeyeceğiniz 1 aylık ücret ile görevlendireceğiniz ya da istihdam edeceğiniz personelinize konu ile ilgili gerekli eğitimleri aldırmanız mümkün olacaktır. Burada önemli olan ileride bir mağduriyete uğramamanız için sosyal medyada dijital markanızı yöneten kişinin sosyal medya hesaplarınızın şifrelerinize sahip olmamasıdır.

Soru: Birkaç markanın sosyal medya yönetiminden sorumluyum. Facebook hayran sayfalarında on binlerce takipçimiz olmasına rağmen gönderilerimizi yeterli kadar takipçi beğenmiyor (dolayısı ile yeterli miktarda yorum da alamıyoruz). Beğeni ve yorum sayısını nasıl artırabilirim?

Cevap: “Yeterli” kelimesi göreceli bir kavram… Tam olarak rakamları yazmamışsınız ama bu genelin bir sorunu. Burada yapılan hata, Facebook’un ve diğer sosyal medya mecralarının ücretsiz zannedilmesi. Facebook’un dünya çapında yüzlerce çalışanı ve milyonlarca dolar yıllık gideri var. Bu büyüklükte bir şirketin bize bu hizmeti ücretsiz sağladığını düşünmemiz iyimserlik olur.

Facebook paylaşımlarımızı özellikle hayran sayfalarını beğenen kişilerin görmesinde bir algoritma var (bu yalnızca hayran sayfaları için değil kişisel Facebook profilleri için de geçerli). Bunu anlatırken formüllere girip kafanızı karıştırmayacağım.

Bir paylaşımın kişilerin haber akışında görünmesini etkileyen 3 etken var:

  • Paylaşım yapan profil ile paylaşımı görecek kişilerin ilişki durumu.
  • Paylaşımın ne zaman yapıldığı, üzerinden ne kadar süre geçtiği.
  • Paylaşımın aldığı yorum ve beğeni miktarı.

İlk iki maddeye müdahale etme şansımız yok ama beğeni ve yorum sayısını artırabiliriz. Nasıl mı?

Tabii ki reklam vererek yani Facebook’a para ödeyerek…

Reklam verdiğimizde ve gönderimizi ücretli olarak, sayfamızı beğenmiş ya da henüz beğenmemiş kişilere gösterdiğimizde yorum ve beğeni sayımız artacaktır. Bu da sayfamızın başarı puanını artırır.

Ara ara bizim için önemli olan gönderileri reklam vererek tanıtırsak, sonrasında yapacağımız paylaşımlar da olumlu olarak etkilenecektir. Yani sayfanızı 100bin kişi mi beğenmiş. Gönderinizi bu 100bin kişiye göstermenizin reklam vermekten başka bir yolu yok.

Sayfa yöneticisiyseniz şunu aklınızdan çıkarmayın. Sayfanızı oluşturduktan sonra, düzenli olarak ama az ama çok, sayfanıza bir reklam bütçesi tanımlamalısınız.

Soru: Facebook hayran sayfalarına uygun fiyatlara takipçi yükleyen kişiler var. En azından Facebook hayran sayfasını ile açtığımızda birkaç bin kişi satın almak bize zarar verir mi? Çünkü kimse takipçisi 5 kişi olan bir sayfayı beğenmek istemiyor.

Cevap: Bu bakış açısı kesinlikle yanlış. Kendi hayran sayfamdan örnek vereyim. Sayfamı ilk oluşturduğumda kişisel Facebook profilimde 1700 arkadaşım vardı. Bazısını birebir tanıyordum bazısını da tanımıyordum. Aşağıdaki gibi bir mesaj oluşturdum…

“Bundan sonra kişisel Facebook profilimi kullanmayacağım. Lütfen ekteki linkten hayran sayfamı beğenin… Kalust Şalcıoğlu”

Bu mesajı arkadaş listeme yolladıktan sonra kişiyi listemden siliyordum. Tabii bu mesajı aynı gün içerisinde yüzlerce kişiye yollamanız, Facebook profilinizin mesaj gönderim özelliğinin Facebook tarafından engellenmesine neden olacaktır çünkü Facebook bunu “spam” olarak algılar. Bunun için örneğin günde 15 kişiye bu mesajı yollayın.

Bir ayda 200 kişi sayfanızı beğenecektir. Sayfanızı oluşturduğunuz an da günlük 3 USD gibi bir reklam bütçesini, sayfanızı beğenenlerin arkadaşlarına göstermesi için Facebook Reklam bölümüne tanımlayın. Sayfa yönetecekseniz az da olsa bir bütçeyi gözden çıkarmak zorundasınız.

Sayfanızı 1 ay içerisinde beğenen 200 kişinin de listelerinde ortalama 100’er arkadaşları olsun. Reklamınızı “Falanca arkadaşınız şu sayfayı beğendi” olarak 20000 kişiye göstermiş oluyorsunuz. Buradan sayfanızı beğenenlerle sayfanızın beğeni sayısı katlana katlana artıyor.

Her işte olduğu gibi emek vermek Facebook’ta marka yönetiminde de sizi başarıya ulaştırıyor. Tabii bu reklam ve tanıtım sistemini uygularken sayfanızda düzenli olarak paylaşımlarda bulunmanız da şart. Doğru içerik yönetimini yapmazsanız ya da haftada 1 kez sayfanızda paylaşımda bulunursanız neden insanlar “yaşamayan” bir sayfayı takip etsinler ki.

Dolayısı ile sayfanıza beğeni satın almaktan lütfen uzak durun.

%d blogcu bunu beğendi: