“yemek zevki” Dergisi Kasım Köşemi Kaçıranlara

“yemek zevki” Dergisi Kasım Köşemi Kaçıranlara

SOSYOTİK TRENDLER

Ladurée & Godiva vs. Kalust

Çikolata başlı başına bir uzmanlık alanı… 2 aydır bir gastronomi dergisine, çikolata ile ilgili yazı hazırlamak için vakit bulamazken, kısmet dergimizin okurlarınaymış. Geçenlerde Nişantaşı’nda yürürken karşılıklı olarak “gel bana, gel bana” diye seslenen iki markanın arasında durdum.

Önce Ladurée’ye girdim. Paris’in 1862’de kurulan efsane makaroncusu Ladurée birkaç yıl önce İstanbul’daki ilk şubesini Bebek’te açmıştı. Sonrasında İstinye Park şubesini ve Nişantaşı şubelerini ziyaret etmiştim. Hem Paris’teki, hem Milano’daki konseptlerini gezen bir gurme olarak, hep bir eksiklik vardı sanki Türkiye’ye adapte olamayan markanın İstanbul şubelerinde. Makaron gördüğümde aklıma Milano Ladurée’deki sürekli yanan ağır kokulu mumlar gelir. Paris’e üçüncü gidişimde tanıştığım markada ise en garibime giden bu Fransız “şekerparesi” için 17 dk. sıra beklemem olmuştu.

Peki, tüm dünyada kar eden marka Türkiye’de Okumaya devam et

“yemek zevki” Dergisi Ekim Köşemi Kaçıranlara

“yemek zevki” Dergisi Ekim Köşemi Kaçıranlara

SOSYOTİK TRENDLER

Merhabalar…

Bu ay özel bir ülke mutfağı yazmak gelmedi içimden ve biraz oradan biraz da şuradan yazdım. Bu arada geçen ayki yazım dolayısı ile işletmelerden birisi bana ulaştı. Sanki eleştiriyi abartmışım gibi bir konuşma tavırları vardı. Ben de ertesi akşam işletmeye gidip kendilerine yazıma konu olan günün video kayıtlarını seyrettirdim. Sonrasında da haklılığım ortaya çıkınca, işletmenin müdürü benden özür dilemek zorunda kaldı.

Her yazımda belirtiyorum. Birçok dergi, internet sitesi ve gazetede yazıyorum. Siyasetten, ekonomiye, kadın erkek ilişkilerinden, trendlere kadar… Elimde kanıt yoksa hiçbir şekilde bunu yazmıyor ya da haberini yapmıyorum.

Bu da işletmelerin kulağına küpe olsun. Yazdıklarımın hepsi belgelendirilmiştir…

AYIN “ŞEF”İ… ÖZGÜR ŞEF

Özgür Şef Kalamış’a bir akşam tesadüfen uğruyorum. Markanın biri paket Okumaya devam et

“yemek zevki” Dergisi Eylül Köşemi Kaçıranlara

“yemek zevki” Dergisi Eylül Köşemi Kaçıranlara

SOSYOTİK TRENDLER

Merhabalar…

Bu ayki Sosyotik Trendler köşemin adını Sosyotik Çamurlar olarak değiştirmek istiyorum J. Yıllardır, çevremden ve okuyucularımdan “neden olumsuz eleştiriler yazmadığıma dair” sorular gelir, ben de her seferinde aynı cevabı veririm. Basın mensubu olmak gerçekten bir güçtür. Ülkemizde her ne kadar tam olarak kavranamamış olsa da basın mensubu kişi, sosyal medya ve marka yönetimini de doğru yapabiliyorsa karşısında durulamaz bir güce sahip olur. Gördüğü en ufak bir olumsuzluğu, bağıra çağıra yazan yazarlar vardır. Böylece bir yere gittiklerinde işletme tarafından, kalemlerinden duyulan korku ile aslında hak etmedikleri bir ilgi görürler.

Ben yapı olarak “esnaf mantıklı” denilen bir yazarım. Gördüğüm hatayı defalarca işletmeye ya da kişiye anlatırım. Egolarını tatmin etmek için saldırgan bir kaleme sahip olmaya alışmış yazarlar unutmamalıdırlar ki küçük menfaatler uğruna zarar verdikleri işletmelerde, bu verdikleri zarar en küçük işletmede bile onlarca kişinin ailesinin yediği ekmeğe kadar yansımaktadır. Allah’tan bu yazarları kendi okuyucu kitleleri bile tanırlar ve çok da dikkate almazlar. Yazarlar, gazeteciler, radyocular ve televizyoncular unutmamalıdırlar ki popülaritelerini destekleyen çalıştıkları kurum ve o kurumdaki diğer çalışanlardır. Bu ayki köşemde genel istek üzerine beğendiğim değil beğenmediğim birkaç işletmeyi yazdım. Beğenmediğim derken markalarına zarar verecek kadar beğenmediklerim arşivimde. Bunlar sadece dost tavsiyesi.

OBİKA

Geçen hafta İstanbul Kanyon AVM’de olan ofisimden öğle yemeği için çıkıp, aynı AVM’de bulunan Obika’ya gittim.

İnternet sitelerindeki tanımlarını direkt aktarıyorum… Obikà, En iyi Mozzarella di Bufala’nın da yer aldığı geleneksel Okumaya devam et

“yemek zevki” Dergisi Ağustos Köşemi Kaçıranlara

“yemek zevki” Dergisi Ağustos Köşemi Kaçıranlara

SOSYOTİK TRENDLER

P.F. CHANG’S CHINA BISTRO

Tüm dünyada 225’ten fazla restoranı bulunan P.F. Chang’s, 1993 yılında kurulmuş, merkezi Amerika Birleşik Devletleri – Arizona’da bulunan, Amerika’nın büyük porsiyonlarını Çin Mutfağı ile birleştirmiş bir marka. P.F. Chang’s China Bistro, Türkiye’deki ilk restoranını Etiler Nispetiye Caddesi’nde açtı.

İlk başlarda genelde markayı yurt dışından bilen bir kitlenin ziyaret ettiği Chang’s, orta seviyede kabul edilebilir fiyatları ve yüksek standartları ile Çin yemeklerini sevenlerin gözdesi oldu. Chang’s, dekorasyonu itibariyle Çin konseptinden çok uzak. İçeri girdiğinizde beklediğiniz kırmızı renk, tavandan sarkan kâğıt fenerler ve Asya müzikleri Chang’s’te yok. Mekân daha çok ahşap ağırlıklı modern bir bistro havasında.

Yemekten önce servis personeliniz size sosları tanıtarak damak tadınıza uygun bir karışımı hemen yanınızda hazırlıyor. Hemen belirteyim işletmedeki tüm personel çok iyi eğitilmiş. Servis personelim bütün zorlama ve tuzak sorularıma rağmen sınavı başarıyla geçiyor. Beklentilerinizi ve damak tadınızı anlattığınız zaman, servis personelinizin size önereceği yemeklerde bir sürprizle karşılaşmayacağınızı garanti ediyorum. Mekânda porsiyonlar Amerikan mutfağından alışık olduğumuz gibi çok büyük ve ne sipariş ederseniz edin servis paylaşmanız için ortaya yapılıyor.

Siparişinize başlarken, “Yemeğin yanında alkol, gazlı içecek, su değil de farklı bir şey içeyim” diyorsanız Strawberry Citrus (Fiyatı 15 TL) Okumaya devam et

İstanbul’un “Cemiyet”siz Gece Hayatı…

İstanbul’un “Cemiyet”siz Gece Hayatı…

Son 4 yılda İstanbul Gece Hayatı’nda boy gösteren kitlede gözle görülür bir toplumsal ve ekonomik sınıf düşüşü yaşandı. Gece hayatı severler, işletmelerden ve beraber eğlenmek zorunda bırakıldıkları kitlelerden olan memnuniyetsizliklerinden dolayı ev partilerine ve yemekli eğlencelere yöneldiler. İşletmeciler de, para harcayan orta yaş gurubu ortadan kaybolunca; ayakta kalabilmek için sürümden kazanma yolunu tercih edip, indirim ve müşteri seçimlerinde daha esnek olma yollarını seçtiler.

Sonucunda; gece kulüplerinde eğlenen kesimin yaş, sosyoekonomik ve sosyokültürel ortalamaları çok düştü.

Çözüm gibi görünen son ile birlikte işletmeler, işletme ve yatırım maliyetlerini düşürmek zorunda kaldılar. Yeni açılan mekânlara, yatırım maliyetini daha hızlı geri alabilmek için daha az yatırım yapılmaya başlandı; içki kaliteleri Okumaya devam et