NOT: 21 Eylül 2026 itibarıyla erişilebilen resmî kararlar ve haberler yeniden kontrol edilerek hazırlanmıştır.
Bir fon düşünün. Çok kazandırıyor, insanlar da aynı şeyi soruyor: “Ben niye bunun dışında kalayım?” Fona giren para arttıkça artıyor. Ama işler tersine döndüğünde bu kez soru değişiyor: “Ben şimdi paramı nasıl geri alacağım?”
Türkiye’de bazı fonlarda yaşanan sorun buydu. Pusula Portföy bazı fonlarında, Tera Portföy ise THF kodlu Hisse Senedi Fonu ve TP2 kodlu Para Piyasası Fonu’nda yatırımcılara yapılması gereken ödemelerin zamanında gerçekleştirilemediğini açıkladı. Ardından SPK devreye girdi. Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls Portföy’ün TEFAS’ta işlem gören bütün fonları alım satıma kapatıldı; güncellenen listede bu şirketlere ait 131 fonun tasfiyesine karar verildi.
Peki, bu fonlar ne alıyordu? Nasıl bu kadar kazandırıyor olabilirlerdi? Ve işler neden tersine döndü?
Kıymetli dostlar; serbest fonlar, diğer yatırım fonlarına uygulanan bazı yatırım sınırlarından muaf olabiliyor ama bu, hiçbir kurala tabi olmadıkları anlamına gelmiyor. Bu serbest fonlara herkes para yatıramıyor; nitelikli yatırımcı olmanız gerekiyor. Finansal varlık tutarına göre bu nitelikli yatırımcı statüsünü yeni kazanacaklar için sınır 10 milyon TL; daha önce bu statüyü kazananların ise hakları korunuyor.
Peki, bazı fonlarda ne oldu? Krize ilişkin haberlerde, alım satımı az olan hisselerde büyük miktarda yatırım biriktiği, yüksek getirilerin yeni yatırımcıları çektiği ve gelen paranın aynı hisselere yöneldiği anlatılıyor. Şöyle düşünün: Fon, “sığ” denilen, yani alım satımı az olan bir hisseyi büyük miktarda alıyor. Aldıkça hissenin fiyatı yükselebiliyor. Fiyat yükselince fon daha çok kazandırıyor. Fon daha çok kazandırdıkça daha çok insan para getiriyor. Gelen para yine aynı hisseye gidiyor. Böylece kendi kendini besleyen bir yükseliş döngüsü oluşabiliyor ve ekranda çok yüksek getiriler görülebiliyor.
Peki, bu döngü nerede bozuldu? 28 Ağustos 2026’da SPK bu yoğunlaşmaya yeni sınırlar getirdi. YANİ SERBEST FONLARIN, BU SINIRLAMALARIN KAPSAMINDAKİ BİRKAÇ HİSSEYE PARALARININ BÜYÜK BÖLÜMÜNÜ YIĞMASI SINIRLANDIRILIYORDU. SPK’nın kararı şuydu: Sınırı aşan yatırımlar daha fazla artırılmayacak, fazlalıklar yıl sonuna kadar kademeli azaltılacaktı. Yani “Bugün hepsini satın” denmedi; bir geçiş süresi vardı ve BIST 30 hisseleri gibi bazı yatırımlar bu sınırlamaların dışında bırakıldı. Kâğıt üzerinde çözüm basitti. Fazlasını satacaktınız. Ama kime? Elinizde çok hisse var ve suni olarak fiyatı yükselmiş YANİ PAHALI, karşı tarafta ise yeterince alıcı yok. Satmak için HİSSE SENEDİNİN FİYATINI DÜŞÜRMENİZ GEREKİR, O ZAMAN DA HERKESİN KOŞA KOŞA PARA YATIRDIĞI FONUNUZUN FİYATI DÜŞER.
ÜSTTE ANLATTIĞIM KENDİNİ BESLEYEN YÜKSELİŞ DÖNGÜSÜ İŞTE BURADA YÖN DEĞİŞTİRDİ VE KENDİNİ BESLEYEN BİR DÜŞÜŞ DÖNGÜSÜNE DÖNÜŞTÜ! Fonun yatırım yaptığı hisse fiyatı düşünce fonun değeri düşer. Fonun değeri düşünce insanlar endişelenip çıkmak ister. Onlara ödeme yapmak için daha fazla satış gerekir. Yani yukarı çıkarken kendini besleyen döngü, bu kez aşağı doğru çalışmaya başlar.
BU DÜŞÜŞ DÖNGÜSÜ BAŞLAYINCA, bazı fonlarda yatırımcıların satış taleplerinden doğan ödemeler zamanında yapılamadı ve temerrüt açıklandı. Temerrüt burada “Ödemeyi zamanında yapamadım” demek; tek başına iflas anlamına gelmiyor, ama “Paranızın tamamını kesinlikle geri alacaksınız” anlamına da gelmiyor.
Satış baskısı borsa geneline de yayıldı ve BIST 100, 16 Eylül 2026’da %5,54 düştü. Şimdi diyebilirsiniz ki: “İyi de benim bu fonlarla işim yoktu ki.” Tamam, siz bu fonlara yatırım yapmamış olabilirsiniz ama sıkıntıda olduğu için nakit bulmak zorunda olan fon veya yatırımcı, satmak istediğini satamayınca satabildiğine yönelir. Banka hissesi satabilir, holding hissesi satabilir. Böylece bu fonların adını bile duymamış insanların yatırımları da etkilenebilir.
Bir de soruşturma tarafı var. SPK, bazı hisselerdeki işlemler nedeniyle 38 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu.
Peki, ne büyüklükte bir paradan bahsediyoruz? İlk tasfiye listesindeki 130 fon için, 16 Eylül 2026 verileriyle yapılan hesap yaklaşık 826 milyar lira; bu fonlardaki yatırımcı sayılarının toplamı da yaklaşık 515 bin olarak aktarılıyor. Aynı kişi birkaç fonda bulunabileceği için bu, 515 bin ayrı insan demek değil. Bu paranın tamamı kaybolmuş da değil; varlıklar nakde çevrildikçe belirlenen kurallara göre yatırımcılara ödeme yapılacak. Gelin görün ki, ekranda görünen tutarla yatırımcının eline geçecek para aynı olmayabilir. Varlıklar daha düşük fiyatlardan satılırsa yatırımcı zarar edebilir.
Kalust Şalcıoğlu