“Evrendeki her şey titreşimdir” – Albert Einstein

Videonun ilk bölümünde, tüm zamanların en iyi fizikçilerinden birisi olarak kabul edilen Albert Einstein’ın “Evrendeki her şey titreşimdir” ifadesinin cansız varlıklar (cisimler) üzerindeki etkisini / kanıtını izliyorsunuz. Videonun ikinci bölümünde ise canlı varlıklardan olan iki insanın yaydıkları manyetik alanın / elektriğin / titreşimin / frekansın, birbirlerine farklı kademelerde dokundukları anda laboratuvar ortamında birleşimini yani ortaya çıkan etkileşimi görüyorsunuz. Özetle; Einstein’ın “Evrendeki her şey titreşimdir” ifadesi modern fiziğin, özellikle de kuantum mekaniğinin öngörülerini yansıtır ve EVRENDEKİ TÜM GÖK CİSİMLERİ, CANSIZ VARLIKLAR VE CANLI VARLIKLAR YAYDIKLARI TİTREŞİMLER SONUCUNDA ETKİLEŞİME GİRERLER… Biz insanların “Bu ilişki bana iyi gelmedi” ya da “Bu yerde tatil yapmak bana çok iyi geliyor” ya da “O kişiyle elektriğimiz hiç tutmadı” ya da “Dün nedensiz yere, kendimi tanıyamayacak kadar gergindim” ve benzeri duygu durumlarını yaşamamızın nedeni yaşadığımız bu etkileşimlerdir… Gök cisimlerinin frekanslarının çeşitli konu başlıklarında bir insan için etkileri analiz edilerek o insan için hem özel hem de iş hayatında, başarılı / huzurlu / mutlu bir hayat hazırlama yolları çizilebilir… SONUÇ OLARAK; EVREN, EVRENDEKİ GÖK CİSİMLERİNİN BİRBİRLERİ İLE ETKİLEŞİMLERİ, BU ETKİLEŞİMLERİN BİZ CANLILAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ, ASTRONOMİ – ASTROFİZİK – MATEMATİK ÜÇLÜSÜ ÜZERİNE KURULMUŞTUR… Astronomi, astrofizik, matematik üzerine sayısız BİLİMSEL çalışma olmasına rağmen, astroloji üzerine hazırlanmış 1 tane bile BİLİMSEL çalışma bulamazsınız çünkü astroloji BİLİM DEĞİLDİR… Astroloji öğrenmek isteyen tüm astrolog ve astroloji öğrencilerine tavsiyem; hiçbir bilimsel dayanağı olmayan uyduruk astroloji eğitimlerine para harcayacaklarına, web’den bulabilecekleri ücretsiz ve sınırsız kaynaklardan astronomi, astrofizik ve matematik öğrenmeleridir…

KALUST ŞALCIOĞLU

Güneş aniden yok olursa ne olur?

Aşağıda, Güneş’in aniden ortadan kaybolması durumundaki yörüngesel hareketleri görebileceğiniz bir matematik modelleme paylaştım ama önce durumu biraz açıklayayım… Bunun en ani etkisi yer çekimi kuvvetinin kaybolması olacaktır. Şu anda yer çekimi nedeniyle Güneş’in etrafında dönen, aralarında Dünya’nın da bulunduğu gezegenler, Güneş kaybolduğu anda yörüngelerine teğet düz bir çizgide ilerlemeye devam ederler. Bunun nedeni, Newton’un birinci hareket yasasına göre hareket halindeki nesnelerin, başka bir kuvvetin etkisi altında kalmadıkça hareketlerine düz bir çizgide devam etmeleridir. Gezegenimiz artık Güneş’in etrafındaki dairesel yoluna yani yörüngesine bağlı kalmayacak şekilde uzaya doğru sürüklenecektir. Güneş ışığının kaybı, ışığın Güneş’ten Dünya’ya ulaşması için gereken süre olan yaklaşık 8 dakika içinde Dünya’yı karanlığa sürükleyecektir. Bitkilerin güneş ışığını kullanarak yiyecek üretme süreci olan fotosentez neredeyse anında duracak ve besin zincirlerinin çökmesine yol açacaktır. Birkaç gün içinde Dünya, iklimini korumak için gerekli sıcaklığı artık alamayacağından, Dünya üzerindeki sıcaklıklar önemli ölçüde düşmeye başlayacak, sonunda yüzey donacak ve hayatta kalabilmeyi başaran canlıları, ısının bir kısmının korunmaya devam edebileceği yeraltı veya jeotermal ortamlara sığınmaya zorlayacaktır. Uzun vadede Güneş’in kaybolması donmuş, cansız bir Dünya ile sonuçlanacaktır. Okyanuslar tamamen donacak ve atmosfer de muhtemelen yoğunlaşıp donacaktır. Hayatta kalan insanların, yapay yaşam alanlarında ısı, ışık ve yiyecek sağlamak için ileri teknolojiye ihtiyacı olacaktır. Bu senaryo, Güneş’in hem ekosistemler için gerekli enerjiyi hem de Güneş sistemindeki sabit yörüngemizi koruyan yerçekimsel çapayı sağlayarak gezegenimizdeki yaşamı sürdürmedeki kritik rolünün altını çizmektedir…

KALUST ŞALCIOĞLU

Finansal Okuryazarlık Semineri…

1 Kasım 2024 Cuma günü 18:00’da, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) – İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Konya Şubesi’nin düzenlemiş oluğu seminerde, Konya ve civar illerdeki mühendis dostlarımıza finansal okuryazarlık bilgilerimi aktaracağım…

Kalust Şalcıoğlu

İlkokuldan beri hemen hemen hepimizin duyduğu π (pi) nedir?

Basitçe söylemek gerekirse, π (pi), bir dairenin çevresinin çapına oranıdır ve her zaman 3,14159265359 oranıyla sonuçlanır. Dünya Pi Günü ise, ünlü matematik sabiti π sayısının anısına özel kabul edilmiştir ve her yıl 14 Mart tarihinde saat 1.59 itibarıyla kutlanmaktadır. Bunun sebebi ise Amerikan tarih formatında bu günün 3,14’ünün 1.59 olarak geçmesi ve bunun pi sayısının en yaygın kullanımını anımsatmasıdır. NASA, her yıl π sayısı ile ilgili yarışmalar düzenlemektedir… AŞAĞIDA, π SAYISININ NEREDEN GELDİĞİYLE İLGİLİ BASİT BİR VİDEO İZLEYECEKSİNİZ… Matematik, astronomi ve astrofizik üzerine sayısız BİLİMSEL çalışma olmasına rağmen, astroloji üzerine hazırlanmış 1 tane bile BİLİMSEL çalışma bulamazsınız çünkü astroloji BİLİM DEĞİLDİR… Astroloji öğrenmek isteyenler önce matematik öğrenmek zorundadırlar… Hiçbir bilimsel geçerliliği olmayan astroloji eğitimlerine para harcayacaklarına, web’den ücretsiz olarak bulabilecekleri sayısız kaynaktan matematik öğrenmeleri, tüm astrologlar ve astroloji öğrencileri için tavsiyemdir…

KALUST ŞALCIOĞLU