DÜNYA DIŞI VARLIKLAR NEYE BENZEYEBİLİR?

Dünya dışı varlıklarla ilgili en yanlış düşünce, bu varlıkların insanlarla aynı boyutlarda olduklarını kabul etmektir. Gelin bir fikir jimnastiği yapalım… Dünya ortalamasında yetişkin bir erkeğin ağırlığı yaklaşık 70–80 kg civarındadır. Ortalama almak için 75 kg yani 75.000 gram diyelim. Bir karıncanın ağırlığı yaklaşık 1–5 miligram arasındadır. Ortalama almak için 3 mg yani 0,003 gram diyelim. Sonuç olarak ortalama bir erkek insan, ortalama bir karıncadan yaklaşık 25 milyon kat daha ağırdır.

Erkek insan ve karınca arasındaki oranı koruyarak dünya dışı bir varlığın bir erkek insana göre 25 milyon kat daha ağır olma durumunu hesaplayalım. “İMKANSIZ” DİYENLER OLABİLİR; O ZAMAN BİR KARINCAYA GÖRE BİR İNSANIN DA VAR OLMASI İMKANSIZDIR AMA AYNAYA BAKTIĞINIZDA VAR OLDUĞUNUZU GÖREBİLİRSİNİZ! İNSAN GÖRMEDİĞİ HER ŞEYİ İMKANSIZ ZANNEDER. Hesaplamaya devam edelim… Hesaplamanın kolay olması için dünya dışı varlığın görünüşünü insana benzer kabul edelim ve bu varlığın kütlesini, vücut oranlarını koruyarak 25 milyon kat büyütelim. DÜNYA DIŞI VARLIĞIN BOYU YAKLAŞIK 500 metre, kilosu ise 1,9 milyon ton olur. BU DURUMDA NASIL Kİ BİR İNSAN YÜRÜKEN HER GÜN FARKINDA OLMADAN YÜZLERCE KARINCA, BÖCEK ÖLDÜRÜYORSA VE GÜNLÜK HAYATINI ORGANİZE EDERKEN BU CANLILARIN HAYATLARI AKLINA BİLE GELMİYORSA, BU ORANLAMADAKİ BİR DÜNYA DIŞI VARLIK DA YAŞADIĞIMIZ GEZEGENE ULAŞIRSA AYNI ŞEKİLDE İNSANLIĞIN SONUNU GETİRECEK YA DA İNSANLARI BİZİM HAYVANLARA DAVRANDIĞIMIZ GİBİ KÖLELEŞTİRECEKTİR. Bu nedenledir ki, internette gördüğünüz ve her gün bana sorduğunuz “Bu uzaylı videosu gerçek mi?” sorularının toplu cevabı “HAYIR GERÇEK DEĞİLDİR”dir.

SONUÇ OLARAK; BİRÇOK DEVLET ZATEN DÜNYA DIŞI VARLIKLARLA TEMAS KURDUKLARINI DOĞRULADI. BİRKAÇ YIL İÇİNDE BU VARLIKLARLA İLGİLİ GERÇEKLERİ ADIM ADIM AÇIKLAYACAKLARDIR.

Kalust Şalcıoğlu

POLİSLER, ASKERLER, ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİLERİ ARTIK İŞSİZ

Aşağıdaki videoda bir insandan; çok daha güçlü, çok daha iyi dövüşen, çok daha uzağı görebilen, hiç yorulmayan, çok daha iyi nişancı, taşa – sopaya – kurşuna dayanıklı İNSANSI ROBOTU İZLEYECEKSİNİZ. Yapay zekâ, nesnelerin interneti ve robot teknolojileri; sadece okumuş insanları değil beden gücüyle para kazanan insanları da işsiz bırakmaya çoktan başladı…

Kalust Şalcıoğlu

SOSYAL MEDYADA BAZI İNSANLAR NEDEN FOTOĞRAF VE VİDEO PAYLAŞMIYOR?

Aşağıdaki videoda, bu sorunun cevabının ana başlıklarını bulacak ve tanımadığınız bir kişiyle ilgili fikir sahibi olmayı öğrenecekseniz. Aynı zamanda bu başlıkları bilmeniz sosyal medyada dijital kimliğinizi ve daha önemlisi gerçek hayatta psikolojinizi yönetmenize destek olacak…

Kalust Şalcıoğlu

DÜNYA GENELİNDE SUÇ ORANLARI ARTMAYA DEVAM EDECEK

Aşağıdaki videoda ABD’deki sürücüsüz otomobillerin trafikteki yoğunluğunu izleyeceksiniz. Birkaç yıl içinde dünya genelinde; taksicilik, mühendislik, bankacılık, tır şoförlüğü, doktorluk, kasiyerlik, inşaat işçiliği, kuryelik, garsonluk, valelik ve aklınıza gelen birçok meslek yok olacak. Finansal okuryazarlığı olmayan, para kazanmak için başka “çareleri” kalmayan insanların bir bölümü suça yönelecekler. Çocuklarınızın ve kendinizin gelecek planlarınızı; yapay zekâ, nesnelerin interneti ve fiziksel yapay zekâ yani robot teknolojileri gelişmeleri doğrultusunda yönlendirmeniz gerektiğini unutmayın.

Kalust Şalcıoğlu

YAPAY ZEKÂ, BİR İNSAN GİBİ BİLİNÇ KAZANIYOR

Aşağıdaki videoda, yapay zekânın mucidi olarak adlandırılan ve yapay zekânın “yaşadığı” gelişmeler nedeniyle Google’daki görevinden istifa eden Geoffrey Hinton’ı izleyeceksiniz. Hinton “Yapay zekâyı insanların icat etmediğini, basitçe yapay zekânın ‘doğduğunu’ anlatıyor”… Danışanım olan çocukları ve yetişkinleri “TARİHTE İLK KEZ İNSANDAN DAHA ZEKİ VARLIKLARIN” yaşayacağı dünyaya hazırlamaya çalışıyorum. Siz de çocuklarınızın ve kendinizin geleceklerinizi; yapay zekâ, nesnelerin interneti ve fiziksel yapay zekâ yani robot teknolojileri doğrultusunda şekillendirmeniz gerektiğini unutmayın.

KALUST ŞALCIOĞLU

BİNLERCE YILDIR İNSANLAR HER GEÇEN GÜN DAHA ZEKİLEŞİYORLARDI; YAPAY ZEKÂ KULLANIMIYLA ARTIK İNSAN ZEKÂSINA GEREK KALMAMAYA BAŞLADI!

Nasıl ki kullanmadığımız kaslarımız zayıflıyor ve işlevlerini yitiriyorsa insanlar da her geçen yıl ZEKÂ OLARAK DAHA GERİLEYECEKLER. Aşağıda, ChatGPT CEO’su Sam Altman’ı izleyeceksiniz. TEKNOLOJİK, TOPLUMSAL VE FİNANSAL GELİŞMELER HER GEÇEN GÜN HIZLANARAK (LOGARİTMİK OLARAK) HAYATLARIMIZA GİRECEK. “Ben o günleri görmem” diye düşünenler “5 yıl sonra geçmişin 50 yılı gibi gelişmelere maruz kalacaklar”… BU GELİŞMELERE AYAK UYDURAMAYANLAR, İHTİYAÇ OLMAYAN İNSANLAR OLARAK “DEVLETLERİN ÖDEDİKLERİ ASGARİ BİR VATANDAŞLIK MAAŞIYLA” BİR KÖŞEDE HAYATLARININ SONUNU BEKLEYECEKLER…

KALUST ŞALCIOĞLU

The Rosicrucian Fellowship – Junior Astrology Course

Astroloji ve dinlerle ilgili gün içinde birçok soruyla muhatap oluyorum… Her dinden insan (doğal olarak) astrolojiye ilgi duymuş ve bir şeyler anlatmış olsa da bunların doğrulukları ile ilgili tarihsel kayıtlar dışında elimizde bir kanıt yok… Hristiyanlık ve astroloji arasındaki bağlantıları “tarihsel olarak” okumak isterseniz The Rosicrucian Fellowship’in “Junior Astrology Course”u ile okumaya başlayabilirsiniz… BU GİBİ NOTLAR, ASTROLOJİNİN OLUŞUMUNU ANLAMAK İÇİN FAYDALI OLSA DA “İNANMAK” İSTEYENLER İÇİN UYDURUK HİKÂYELERDEN FAZLASI DEĞİLDİR… Astronomi, astrofizik, matematik üzerine sayısız BİLİMSEL çalışma olmasına rağmen, astroloji üzerine hazırlanmış 1 tane bile BİLİMSEL çalışma bulamazsınız çünkü astroloji BİLİM DEĞİLDİR… Astroloji öğrenmek isteyen tüm astrolog ve astroloji öğrencilerine tavsiyem; hiçbir bilimsel dayanağı olmayan uyduruk astroloji eğitimlerine para harcayacaklarına, web’den bulabilecekleri ücretsiz ve sınırsız kaynaklardan astronomi, astrofizik ve matematik öğrenmeleridir…

Kalust Şalcıoğlu

“Evrendeki her şey titreşimdir” – Albert Einstein

Videonun ilk bölümünde, tüm zamanların en iyi fizikçilerinden birisi olarak kabul edilen Albert Einstein’ın “Evrendeki her şey titreşimdir” ifadesinin cansız varlıklar (cisimler) üzerindeki etkisini / kanıtını izliyorsunuz. Videonun ikinci bölümünde ise canlı varlıklardan olan iki insanın yaydıkları manyetik alanın / elektriğin / titreşimin / frekansın, birbirlerine farklı kademelerde dokundukları anda laboratuvar ortamında birleşimini yani ortaya çıkan etkileşimi görüyorsunuz. Özetle; Einstein’ın “Evrendeki her şey titreşimdir” ifadesi modern fiziğin, özellikle de kuantum mekaniğinin öngörülerini yansıtır ve EVRENDEKİ TÜM GÖK CİSİMLERİ, CANSIZ VARLIKLAR VE CANLI VARLIKLAR YAYDIKLARI TİTREŞİMLER SONUCUNDA ETKİLEŞİME GİRERLER… Biz insanların “Bu ilişki bana iyi gelmedi” ya da “Bu yerde tatil yapmak bana çok iyi geliyor” ya da “O kişiyle elektriğimiz hiç tutmadı” ya da “Dün nedensiz yere, kendimi tanıyamayacak kadar gergindim” ve benzeri duygu durumlarını yaşamamızın nedeni yaşadığımız bu etkileşimlerdir… Gök cisimlerinin frekanslarının çeşitli konu başlıklarında bir insan için etkileri analiz edilerek o insan için hem özel hem de iş hayatında, başarılı / huzurlu / mutlu bir hayat hazırlama yolları çizilebilir… SONUÇ OLARAK; EVREN, EVRENDEKİ GÖK CİSİMLERİNİN BİRBİRLERİ İLE ETKİLEŞİMLERİ, BU ETKİLEŞİMLERİN BİZ CANLILAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ, ASTRONOMİ – ASTROFİZİK – MATEMATİK ÜÇLÜSÜ ÜZERİNE KURULMUŞTUR… Astronomi, astrofizik, matematik üzerine sayısız BİLİMSEL çalışma olmasına rağmen, astroloji üzerine hazırlanmış 1 tane bile BİLİMSEL çalışma bulamazsınız çünkü astroloji BİLİM DEĞİLDİR… Astroloji öğrenmek isteyen tüm astrolog ve astroloji öğrencilerine tavsiyem; hiçbir bilimsel dayanağı olmayan uyduruk astroloji eğitimlerine para harcayacaklarına, web’den bulabilecekleri ücretsiz ve sınırsız kaynaklardan astronomi, astrofizik ve matematik öğrenmeleridir…

KALUST ŞALCIOĞLU

Güneş aniden yok olursa ne olur?

Aşağıda, Güneş’in aniden ortadan kaybolması durumundaki yörüngesel hareketleri görebileceğiniz bir matematik modelleme paylaştım ama önce durumu biraz açıklayayım… Bunun en ani etkisi yer çekimi kuvvetinin kaybolması olacaktır. Şu anda yer çekimi nedeniyle Güneş’in etrafında dönen, aralarında Dünya’nın da bulunduğu gezegenler, Güneş kaybolduğu anda yörüngelerine teğet düz bir çizgide ilerlemeye devam ederler. Bunun nedeni, Newton’un birinci hareket yasasına göre hareket halindeki nesnelerin, başka bir kuvvetin etkisi altında kalmadıkça hareketlerine düz bir çizgide devam etmeleridir. Gezegenimiz artık Güneş’in etrafındaki dairesel yoluna yani yörüngesine bağlı kalmayacak şekilde uzaya doğru sürüklenecektir. Güneş ışığının kaybı, ışığın Güneş’ten Dünya’ya ulaşması için gereken süre olan yaklaşık 8 dakika içinde Dünya’yı karanlığa sürükleyecektir. Bitkilerin güneş ışığını kullanarak yiyecek üretme süreci olan fotosentez neredeyse anında duracak ve besin zincirlerinin çökmesine yol açacaktır. Birkaç gün içinde Dünya, iklimini korumak için gerekli sıcaklığı artık alamayacağından, Dünya üzerindeki sıcaklıklar önemli ölçüde düşmeye başlayacak, sonunda yüzey donacak ve hayatta kalabilmeyi başaran canlıları, ısının bir kısmının korunmaya devam edebileceği yeraltı veya jeotermal ortamlara sığınmaya zorlayacaktır. Uzun vadede Güneş’in kaybolması donmuş, cansız bir Dünya ile sonuçlanacaktır. Okyanuslar tamamen donacak ve atmosfer de muhtemelen yoğunlaşıp donacaktır. Hayatta kalan insanların, yapay yaşam alanlarında ısı, ışık ve yiyecek sağlamak için ileri teknolojiye ihtiyacı olacaktır. Bu senaryo, Güneş’in hem ekosistemler için gerekli enerjiyi hem de Güneş sistemindeki sabit yörüngemizi koruyan yerçekimsel çapayı sağlayarak gezegenimizdeki yaşamı sürdürmedeki kritik rolünün altını çizmektedir…

KALUST ŞALCIOĞLU