Herkesin Baktığı Yere Bakma

Piyasayla doğrudan ilgisi olmayan insanlar bile belirli bir yöne dair kesin kanaat taşımaya başladığında, genellikle o yön zaten fiyatlanmış demektir. Bugün tam da böyle bir dönemdeyiz. Sosyal medyadan kahve sohbetlerine kadar her yerde aynı cümle: “Her şey batacak.”

Bu tür dönemlerde asıl soru şu: kalabalığın korkusu mu gerçeği yansıtıyor, yoksa kalabalığın korkusunun kendisi mi bir sinyal?

Kalabalık Ne Zaman Yanılır?

Piyasa tarihinde tekrarlayan bir olgu var: yatırımcıların büyük çoğunluğu aynı yöne baktığında, fiyat genellikle ters yöne döner. Korku ve açgözlülük göstergeleri, alım-satım oranları — hepsi aynı şeyi söylüyor: kalabalık ne kadar tek yönlü hareket ederse, tersine dönüş o kadar yakındır.

Bu, romantik bir “herkes satarken al” nasihatı değil. Arkasında ölçülebilir veriler var. Büyük fonların pozisyon raporları, piyasadaki dengesizlik göstergeleri ve dalgalanma ölçümleri, kalabalığın yanıldığı noktaları tutarlı bir şekilde işaret eder.

Mesele şu: en büyük fırsatlar, en yoğun korkunun yaşandığı anlarda ortaya çıkar. O anlarda kimse “şimdi al” demez. Herkes “kaç” der. Kaçanların geride bıraktığı varlıkları ise disiplinli sermaye toplar.

Medya Neden Hep Kötüyü Gösterir?

İnsan beyni olumsuz bilgiyi olumlu bilgiden çok daha hızlı işler ve daha uzun süre hafızada tutar. Medya endüstrisi bu eğilimi mükemmel bir şekilde kullanır.

Uluslararası enerji ajanslarının, merkez bankalarının ve emtia kuruluşlarının raporlarını düzenli olarak incelediğinizde, manşetlerle veriler arasında ciddi bir uçurum görürsünüz. Bir bölgedeki enerji akışının kısmen aksadığını gösteren veri manşet olur; aynı raporun iki sayfa sonrasında yazan “mevcut rezervler bu açığı aylarca karşılayacak kapasitede” bilgisi ise hiçbir yerde yer almaz.

Yatırım kararlarını manşetlere dayandırmak, bir hastalığı internetteki yorumlara bakarak teşhis etmeye benzer. Verinin kendisi orada ama bağlamı, ölçeği ve karşı argümanı olmadan sunuluyor. Bu da yatırımcıyı sürekli olarak yanlış yönlendiriyor.

Ezberler Neden Bozulur?

Piyasadaki en pahalı hata, geçmişte işe yarayan kalıpların gelecekte de işe yarayacağını varsaymaktır. “Savaş çıkar, altın yükselir” veya “enerji krizi olur, petrol tavana vurur” gibi genellemeler, belirli dönemlerde doğru çıkmış gözlemlerdir — değişmez kurallar değil.

Son dönem tam da bunu kanıtladı. Beklentilerin tersine döndüğü bir ortam yaşandı. Bunun arkasında basit bir gerçek var: piyasanın kısa vadeli hareketlerini belirleyen şey ekonomik veriler değil, yatırımcıların toplu olarak nerede konumlandığıdır.

Herkes aynı yöne yığıldığında, piyasa o yığılmayı temizler. Büyük oyuncular, küçük yatırımcıların toplandığı tarafı tasfiye eder. Haberlere göre pozisyon alan yatırımcı, bu döngüyü anlamadığı sürece tekrar tekrar aynı kayıpları yaşar.

Siyaset Piyasayı Nasıl Yönlendirir?

Piyasaları sadece grafiklerle okumak, resmin yalnızca bir köşesini görmektir. Fiyat hareketinin arkasındaki en güçlü itici güçlerden biri siyasettir.

Tarih boyunca tekrarlanan bir kalıp var: seçim yaklaştığında iktidarlar ekonomiyi canlandırmak ister. Nixon yaptı, Bush yaptı, Obama döneminde yapıldı. Her seferinde seçim öncesi para musluğu açıldı. Piyasaya daha fazla para girdi, varlık fiyatları yükseldi.

ABD’de yani şu an dünyanın en büyük ekonomisinde benzer koşullar oluşuyor: yükselen işsizlik, devam eden askeri harcamalar ve yaklaşan seçim takvimi. Bu üçlü baskı, piyasaya para girişinin artacağına dair güçlü bir beklenti oluşturuyor. Ve unutmayalım, doların kontrolünü elinde tutan ülke para musluğunu açtığında, etki sadece kendi sınırlarında kalmaz — tüm dünya piyasalarına yayılır.

Kritik soru şu: bu dalga geldiğinde doğru pozisyonda olabilecek misiniz? Bu denklemi tek başınıza çözmekte zorlanıyorsanız, profesyonel bir perspektif fark yaratabilir.

Kayıp Neden Bu Kadar Acıtır?

İnsanlar kaybetmenin acısını, aynı miktarı kazanmanın sevincinden yaklaşık iki kat daha şiddetli yaşar. Yatırımcı davranışının en temel açıklaması budur.

Portföyünüz değer kaybettiğinde, haberler karamsar olduğunda, çevrenizdeki herkes çıkış yaptığını söylediğinde — beyniniz sizi pozisyonu kapatmaya zorlar. Bu, binlerce yıllık bir hayatta kalma içgüdüsüdür. Tehlikeden kaçmak için mükemmel; finansal piyasalar için felaket.

Kötü dönemlerde pozisyon koruyabilmek, iyi dönemlerde pozisyon almaktan çok daha zor ve çok daha değerli bir beceridir. Ama burada kritik bir ayrım var: bu dayanıklılık saf irade gücüyle sürdürülemez. Arkasında sağlam sebepler ve o sebeplere güven olması gerekir.

Tek başınıza bu yükü taşımaya çalışmak, en büyük handikap olabilir. Yanınızda duygusal kararlarınıza fren olacak, geniş açıdan bakabilecek deneyimli bir danışman — sürecin tamamını değiştirir.

Getirinin Görünmeyen Maliyeti

Sosyal medyada kazanç paylaşımları bolca görülür. Görülmeyen kısım ise o kazancın arkasındaki psikolojik maliyettir: aylarca süren belirsizlik, uyku düzensizliği, kişisel ilişkilerdeki gerilim.

Piyasadan kazanç elde etmenin bedeli her zaman parasal değildir — çoğu zaman duygusal bir bedeldir. Ve bu bedeli ödemeye hazır olmayanlar, klasik bir tuzağa düşer: kazandıran yatırımlarını erken satarlar, kaybettirenleri ise gereğinden uzun tutarlar.

Eğer şu an zorlanıyorsanız, bu beklenen bir durumdur. Piyasanın yatırımcıyı en çok sınadığı dönemler, genellikle dönüş noktalarına en yakın dönemlerdir. Ama bu sınavı geçmek için iki şeye ihtiyacınız var: arkasını doldurabildiğiniz bir yatırım fikri ve o fikre tutunacak duygusal dayanıklılık.

Son Söz

Bu yazıda aktardığım bakış açısı — kalabalık psikolojisi, medyanın yanlı sunumu, bozulan ezberler, siyasetin piyasaya etkisi — benim yatırımcılarla birebir çalışırken uyguladığım yaklaşımın yalnızca bir kesiti.

Amacım birilerini zengin etmek değil. Amacım, bu süreçte bilinçli kararlar alabilmeniz, duygusal tepkilere yenilmemeniz ve en önemlisi — bu yolu yalnız yürümek zorunda kalmamanız.

Kendinize özel bir yatırım stratejisi oluşturmak, piyasadaki gürültüyü ayıklamak ve tutarlı bir karar süreci kurmak istiyorsanız bu yazımdaki bakış açısını finansal kararlarınız için benimseyin. Doğru zamanda doğru perspektif, en iyi yatırımdır.

Kalust Şalcıoğlu

ZAMAN NEDEN HER GEÇEN GÜN DAHA HIZLI AKIYOR?

Aşağıda “Zamanın hızlı ilerlemesiyle” ilgili yaptığım anketi göreceksiniz; ANKETE KATILAN HER 100 KİŞİDEN 97’Sİ, ZAMANIN HER GEÇEN GÜN SANKİ DAHA HIZLI GEÇTİĞİNİ SÖYLEMİŞ.

Zamanı, her geçen gün daha hızlı ilerliyormuş gibi hissetmemizin iki ana nedeni var: beynimizin zamanı “ölçmemesi ve yeniden inşa etmesi” ve yaş aldıkça (yaşlandıkça) günlerimizin daha az “yeni bilgi” içermesi. Bu nedenlere adım adım bakalım:

1) Yeni an azaldıkça zaman kısalıyor gibi görünür
Çocukken her şey daha yenidir: ilk okul, ilk arkadaşlar, ilk yolculuklar… Beyin bu yenilikleri daha çok detayla kaydeder. Geriye dönüp baktığınızda hafızanızda “çok şey oldu” hissi oluşur ve bu da olaylar / günler uzun sürmüş hissi yaratır.
Yetişkinken günler birbirine benzer: aynı yol, aynı işler, aynı ekranlar. Beyin “ben bunu zaten biliyorum” deyip daha az detay kaydeder. Geriye bakınca hafızanızda daha az “işaret” vardır ve bu da olaylar / günler kısa sürmüş hissi yaratır.

Kısacası: Zamanın akışı değil, hafızanın yoğunluğu değişir.

2) Rutin “zaman sıkıştırır”
Rutinler otomatik pilota alınır. Otomatik pilotta:
• daha az dikkat,
• daha az duyusal iz,
• daha az “hatırlanabilir nokta”
oluşur. Bu da zamanı / günleri “bir anda geçti” gibi hissettirir.

3) Yaş etkisi: Bir yılın KALAN ÖMRÜNÜZDEKİ oranı her yıl küçülür
10 yaşında 1 yıl, hayatınızın %10’udur.
40 yaşında 1 yıl, hayatının %2.5’udur.
Beyin, kıyaslamayı “hayatın bütünü”ne göre de yapar; bu yüzden aynı takvim süresi daha küçük bir parça gibi algılanır.

4) Dikkat ve hız: ÖZELLİKLE SOSYAL MEDYA NEDENİYLE çok uyarana maruz kalınca gün “akıp gider”
Bildirimler, çoklu görev, sürekli içerik… Beyin gün içinde sık sık bölünür. Bu da “günü yaşarken” zamanı hızlandırır (akşam olunca “ne ara?” dersiniz).

PEKİ, ZAMANI NASIL YAVAŞLATABİLİRİZ VE HAYATIMIZI DAHA KEYİFLİ BİR HALE GETİREBİLİRİZ?
Zamanı “yavaşlatmak” için pratik yollar vardır;
• Haftaya 1 tane yeni şey koyun: yeni rota, yeni kafe, yeni spor, yeni görev.
• Gün içinde “işaret anları” yaratın: 10 dakikalık yürüyüş, kısa not alma, fotoğraf çekme.
• Aynı gün içinde tekdüze ekran tüketimini azaltın (özellikle akşam) YANİ HER GÜN PRENSİP OLARAK BELLİ BİR SAAT ARALIĞINDA (ÖRNEĞİN 21:00’DAN SONRA) SOSYAL MEDYA KULLANMAYIN.

Kalust Şalcıoğlu

SOSYAL MEDYADA BAZI İNSANLAR NEDEN FOTOĞRAF VE VİDEO PAYLAŞMIYOR?

Aşağıdaki videoda, bu sorunun cevabının ana başlıklarını bulacak ve tanımadığınız bir kişiyle ilgili fikir sahibi olmayı öğrenecekseniz. Aynı zamanda bu başlıkları bilmeniz sosyal medyada dijital kimliğinizi ve daha önemlisi gerçek hayatta psikolojinizi yönetmenize destek olacak…

Kalust Şalcıoğlu

DOĞRU YATIRIM İLE ZENGİN OLMANIN YOLU

Pandemi döneminde gelişmiş ülkeler vatandaşlarına karşılıksız para dağıttıkları için neredeyse aklınıza gelebilecek tüm kripto varlıklarda “çılgın” yükselişler / ralliler olmuştu; tabii bu süreçte amiyane tabirle “BEN DEMİŞTİMCİ ‘HOCA’LAR, OLUŞTURDUKLARI PORTFÖYLERLE İNSANLARI ZENGİN EDEN ‘ÜCRETLİ KULÜPLER’, KRİPTO UZMANLARI” mantar gibi türemişlerdi. OYSA Kİ BOĞA YANİ YÜKSELİŞ PİYASALARINDA HERKES UZMANDIR ÇÜNKÜ HERKES PARA KAZANIR ÇÜNKÜ HER ŞEY DEĞER KAZANIR. BİRKAÇ YIL ÖNCEKİ BU KRİPTO VARLIK “HOCA”LARI VE “ÜCRETLİ KULÜPLER” ŞİMDİLERDE “ABD BORSACISI HOCA”LARA VE “ABD BORSALARINDAN HİSSE ÖNEREN KULÜPLER”E DÖNDÜLER ÇÜNKÜ KRİPTO VARLIKLARDAKİ O “ÇILGIN” YÜKSELİŞ BİTTİ AMA ABD BORSALARINDA İŞLEM GÖREN HİSSE SENETLERİNDE BAŞLADI. DİKKAT EDERSENİZ BU “HOCA”LARIN PORTFÖYLERİ ABD BORSALARINDAKİ BİRKAÇ GÜNDE OLUŞAN %8’LİK KÜÇÜK BİR DÜZELTMEDE, %40’LARA VARAN DEĞER KAYIPLARI YAŞADILAR. ABD BORSALARINDA HENÜZ AYI / DÜŞÜŞ PİYASASINDA DEĞİLİZ AMA BİRKAÇ AY SONRA DÜŞÜŞ BAŞLADIĞINDA BU “HOCA”LARIN NEREDEYSE TAMAMI, KRİPTO VARLIKLARDA OLDUĞU GİBİ TWITTER / X HESAPLARINI KAPATACAKLAR, YOUTUBE KANALLARININ İSİMLERİNİ DEĞİŞTİRECEKLER VE SOSYAL MEDYA, PARALARININ %90’INI KAYBEDEN İNSANLARIN AĞLAMA DUVARINA DÖNECEK. SONUÇ OLARAK; BİRİKİMLERİNİZE HER YIL ORTALAMA, YILLIK USD BAZLI %30 GETİRİ SAĞLAYABİLİYORSANIZ ÖRNEĞİN 10 YILDA PARANIZ USD OLARAK 13,8 KATINA ÇIKAR VE BU MUHTEŞEM BİR GETİRİDİR. BUNUN İÇİN YAPMANIZ GEREKEN 3 ŞEY VARDIR:
1 – FİNANSAL OKURYAZARLIĞINIZI ARTIRMAK; BÖYLECE DANIŞMANLIK ALDIĞINIZ YA DA TAKİP ETTİĞİNİZ KİŞİNİN / KURUMUN / KURULUŞUN SÖYLEDİKLERİNE KÖRÜ KÖRÜNE İNANMAMAK
2 – SADECE BOĞA YANİ YÜKSELİŞ PİYASALARINDA DEĞİL AYI YANİ DÜŞÜŞ PİYASALARINDA DA PARA KAZANMAYI ÖĞRENMEK
3 – PORTFÖYÜNÜZDE ROTASYON YAPMAK YANİ ALTINI SATIP PARASIYLA FALANCA HİSSEYİ ALMAK, FALANCA ENDEKS FONUNU SATIP GÜMÜŞ ALMAK GİBİ İŞLEMLER İÇİN PORTFÖYÜNÜZÜ VE GLOBAL PARA PİYASALARINI AKTİF OLARAK TAKİP ETMEK.

Kalust Şalcıoğlu

ASGARİ ÜCRETLİ BİR ÇALIŞAN DA OLSANIZ, BİNLERCE ÇALIŞANI OLAN BİR ŞİRKET SAHİBİ DE OLSANIZ YANİ EĞİTİMİNİZ HER NE OLURSA OLSUN, YAPTIĞINIZ İŞ HER NE OLURSA OLSUN, DÜNYANIN HANGİ ÜLKESİNDE YAŞIYOR OLURSANIZ OLUN; FIRSAT EŞİTLİĞİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR YANİ ZENGİN OLMAK HER GEÇEN GÜN KOLAYLAŞIYOR

Bunu size bir örnekle anlatacağım… Ekranı aşağı kaydırdığınızda izleyeceğiniz ilk video SADECE 3 YIL ÖNCE KURULMUŞ OLAN “Dünyanın ilk ticari yaşayabilir otonom insansı robotunu yapan Yapay Zeka Robot şirketi Figure”un SADECE 2 YIL ÖNCE ÜRETMİŞ OLDUĞU İNSANSI ROBOTUN İLK VERSİYONU… Ekranı tekrar aşağı kaydırdığınızda izleyeceğiniz ikinci video ise AYNI İNSANSI ROBOTUN SADECE 2 YILDA GELİŞTİRİLEREK ÜRETİLMİŞ SON HALİ… ŞİMDİ GELELİM ZENGİN OLMA KISMINA… Ben bu Figure ile ilgili haberleri okumaya, sosyal medyadaki ve YouTube’daki videolarını izlemeye, web sitesindeki açıklamaları takip etmeye 3 yıl önce başladım. “NE DİYON GARDAŞIM, BEN NERDEN BİLEM 3 SENE ÖNCE FIGURE’U, İNGİLİZCEM Mİ VAR BENİM” diyenlere “Google kullanmayı biliyorsan artık her dilde 2-3 saniyede çeviri yapabiliyorsun, YETER Kİ ARAŞTIRMAYA GÖNLÜN OLSUN” olarak cevap verip devam edeyim… 3 yıl içerisinde FIGURE’un hangi otomotiv firmalarıyla anlaştığını, hangi yapay zeka şirketlerine yatırım yaptığını, hangi şirketlerden MİLYAR DOLARLIK YATIRIMLAR ALDIĞINI sürekli takip ettim ve bu şirketlere yatırım yaptım. “NE DİYON GARDAŞIM, BEN GARNIMI ZOR DOYURUYOM, YATIRIM YAPACAK PARAYI NEREDEN BULAYIM” diyenlere “GÜNDE 1 DOLAR BİRİKTİRİP 3 SENEDE BU DEDİKLERİMİ YAPSAYDIN ŞİMDİYE KADAR 1095 DOLAR YATIRIM YAPMIŞ VE PARANI YAKLAŞIK 40000 DOLARA ÇIKARMIŞ OLACAKTIN” diyerek cevap vereyim ve devam edeyim… BU, KONUNUN ZENGİN OLMA VE YATIRIMCILIK STRATEJİSİ BÖLÜMÜYDÜ Kİ BUNU INSTAGRAM ABONELİK BÖLÜMÜMDE ELİMDEN GELDİĞİ KADAR ÖĞRETİYORUM… “NE ABONELİĞİ GARDAŞIM, BENİM ABONELİĞE ÖDEYECEK GÜNDE 2 TL PARAM MI VAR” diyenlere cevabım “ÖĞRENMEYE, FAYDALI BİLGİ ÜRETMEK İÇİN VERİLEN EMEĞE ÖDEYECEK GÜNDE 2 TL’NİZ YOKSA KESİNLİKLE HAKLISINIZ. YAZININ BUNDAN SONRASINI OKUMANIZA GEREK YOKTUR” diyerek cevap vereyim ve devam edeyim… ŞİMDİ GELELİM FIRSAT EŞİTLİĞİNİN İŞİNİZLE YANİ “HER NE İŞ YAPIYOR OLURSANIZ OLUN İLE” İLGİLİ BÖLÜMÜNE… Nasıl ki yaklaşık 20 yıl önce başlayan sosyal medya çağı hayatımızdaki her şeyi değiştirdi ve yeni zenginler yarattı, ELLE TUTULUR YAPAY ZEKA ÇAĞI da henüz 5’inci yılında YANİ HENÜZ GEMİYİ KAÇIRMIŞ DEĞİLSİNİZ… Mesleğinizle ilgili yapay zeka teknolojilerini, nesnelerin internetini, insansı robotları WEB’DE BULABİLECEĞİNİZ SONSUZ VE ÜCRETSİZ KAYNAKLARDAN, GÜNDE BİRKAÇ DAKİKANIZI AYIRARAK MUTLAKA ARAŞTIRIN. BU KONULARLA İLGİLİ BİLGİLİ BİR İNSAN OLMANIZ BİLE SİZİ MESLEKTAŞLARINIZ İÇİNDEN AYRIŞTIRACAK VE ÖN PLANA ÇIKARACAKTIR. SONUÇ OLARAK KENDİNİZİN VE ÇOCUKLARINIZIN GELECEĞİNİN; YAPAY ZEKA, NESNELERİN İNTERNETİ VE ROBOT TEKNOLOJİLERİ ÜZERİNE İNŞA EDİLDİĞİNİ; BU GEMİYİ KAÇIRANLARIN BİRKAÇ YIL İÇERİSİNDE İŞSİZ KALACAKLARINI DA UNUTMAYIN…

KALUST ŞALCIOĞLU