ZAMAN NEDEN HER GEÇEN GÜN DAHA HIZLI AKIYOR?

Aşağıda “Zamanın hızlı ilerlemesiyle” ilgili yaptığım anketi göreceksiniz; ANKETE KATILAN HER 100 KİŞİDEN 97’Sİ, ZAMANIN HER GEÇEN GÜN SANKİ DAHA HIZLI GEÇTİĞİNİ SÖYLEMİŞ.

Zamanı, her geçen gün daha hızlı ilerliyormuş gibi hissetmemizin iki ana nedeni var: beynimizin zamanı “ölçmemesi ve yeniden inşa etmesi” ve yaş aldıkça (yaşlandıkça) günlerimizin daha az “yeni bilgi” içermesi. Bu nedenlere adım adım bakalım:

1) Yeni an azaldıkça zaman kısalıyor gibi görünür
Çocukken her şey daha yenidir: ilk okul, ilk arkadaşlar, ilk yolculuklar… Beyin bu yenilikleri daha çok detayla kaydeder. Geriye dönüp baktığınızda hafızanızda “çok şey oldu” hissi oluşur ve bu da olaylar / günler uzun sürmüş hissi yaratır.
Yetişkinken günler birbirine benzer: aynı yol, aynı işler, aynı ekranlar. Beyin “ben bunu zaten biliyorum” deyip daha az detay kaydeder. Geriye bakınca hafızanızda daha az “işaret” vardır ve bu da olaylar / günler kısa sürmüş hissi yaratır.

Kısacası: Zamanın akışı değil, hafızanın yoğunluğu değişir.

2) Rutin “zaman sıkıştırır”
Rutinler otomatik pilota alınır. Otomatik pilotta:
• daha az dikkat,
• daha az duyusal iz,
• daha az “hatırlanabilir nokta”
oluşur. Bu da zamanı / günleri “bir anda geçti” gibi hissettirir.

3) Yaş etkisi: Bir yılın KALAN ÖMRÜNÜZDEKİ oranı her yıl küçülür
10 yaşında 1 yıl, hayatınızın %10’udur.
40 yaşında 1 yıl, hayatının %2.5’udur.
Beyin, kıyaslamayı “hayatın bütünü”ne göre de yapar; bu yüzden aynı takvim süresi daha küçük bir parça gibi algılanır.

4) Dikkat ve hız: ÖZELLİKLE SOSYAL MEDYA NEDENİYLE çok uyarana maruz kalınca gün “akıp gider”
Bildirimler, çoklu görev, sürekli içerik… Beyin gün içinde sık sık bölünür. Bu da “günü yaşarken” zamanı hızlandırır (akşam olunca “ne ara?” dersiniz).

PEKİ, ZAMANI NASIL YAVAŞLATABİLİRİZ VE HAYATIMIZI DAHA KEYİFLİ BİR HALE GETİREBİLİRİZ?
Zamanı “yavaşlatmak” için pratik yollar vardır;
• Haftaya 1 tane yeni şey koyun: yeni rota, yeni kafe, yeni spor, yeni görev.
• Gün içinde “işaret anları” yaratın: 10 dakikalık yürüyüş, kısa not alma, fotoğraf çekme.
• Aynı gün içinde tekdüze ekran tüketimini azaltın (özellikle akşam) YANİ HER GÜN PRENSİP OLARAK BELLİ BİR SAAT ARALIĞINDA (ÖRNEĞİN 21:00’DAN SONRA) SOSYAL MEDYA KULLANMAYIN.

Kalust Şalcıoğlu

İŞ BULMAYI DEĞİL KURMAYI ÖĞRENİN…

Hem çocukları hem de kendileri için ilk kez benden mentörlük alan danışanlarım “Çocuğum üniversitede hangi bölümü okursa ileride daha rahat iş bulur? Ben hangi sertifika programlarına katılsam işsiz kalmaktan kurtulabilirim?” sorularını soruyorlar. HER GEÇEN GÜN, DÜNYA GENELİNDE, İŞ BULMAK ZORLAŞIYOR VE ZORLAŞMAYA DA DEVAM EDECEK! KENDİNİZ İÇİN DE ÇOCUKLARINIZ İÇİN DE, İŞ BULMAYA DEĞİL İŞ KURMAYA ODAKLANIN!

Kalust Şalcıoğlu

ÇOCUKLARINIZIN “LİSE” EĞİTİMLERİ İÇİN EN UYGUN ÜLKELER

ÖNEMLİ NOT: BU PAYLAŞIM BENDEN DANIŞMANLIK ALMAMIŞ KİŞİLER İÇİNDİR; DANIŞANLARIMIN RAPORLAMALARI ÇOK DAHA DETAYLI VE KİŞİYE ÖZEL OLDUĞU İÇİN BU PAYLAŞIMI DİKKATE ALMAMALARI GEREKMEKTEDİR!
Birçok aile yurt dışına yerleşme planları yaparken “Çocuğum hangi ülkede okursa daha iyi olur?” sorusunun cevabını araştırıyor. LGS’ye (LİSELERE GİRİŞ SINAVI) sayılı gün kala, bu sorunun cevabını sizlerle paylaşmak istedim. Liste, PISA (OECD), TIMSS, Pearson Education Rankings, World Top 20 Education Poll, öğretmen niteliği, müfredat kalitesi ve okul eşitliği gibi çoklu göstergelerin ortalaması alınarak hazırlanmış genel bir “lise dengi eğitim kalitesi” sıralamasıdır YANİ SİZİN ÇOCUĞUNUZA ÖZEL DEĞİL GENEL BİR SIRALAMADIR.

Lise Dengi Eğitimde Dünyanın En Başarılı 10 Ülkesi
1) Singapur; PISA’da yıllardır dünyanın 1 numarası (matematik, fen, okuma). Disiplin, öğretmen niteliği ve teknoloji entegrasyonu en üst seviyede.
2) Finlandiya; Az ödev, yüksek öğretmen niteliği, eşitlik temelli müfredat. Öğrenciler üzerindeki stres en düşük ülkelerden biri.
3) Güney Kore; Akademik başarı çok yüksek; özellikle matematik ve fen alanlarında. Ancak rekabet ve sınav baskısı oldukça yoğun.
4) Kanada; Göçmen öğrencilerin bile yüksek performans göstermesiyle bilinir. Öğretmen eğitimi ve okul kaynakları çok kaliteli.
5) Japonya; Disiplin + güçlü STEM altyapısı. Öğrenci başarı ortalaması çok yüksek ve standart sapma düşük (herkes iyi seviyede).
6) Estonya; Avrupa’nın en başarılı eğitim sistemi. Dijitalleşme, ücretsiz eğitim ve öğretmen niteliği ile öne çıkıyor.
7) Hollanda; Öğrenci mutluluğu + eğitim başarısı dengeli. Çok iyi mesleki eğitim (VMBO – HAVO – VWO ayrımı).
8) İsviçre; Lise + mesleki eğitim entegrasyonu dünyanın en iyilerinden. Ekonomiye doğrudan bağlanan staj sistemi.
9) Yeni Zelanda; Öğrenci merkezli öğrenme, geniş seçmeli dersler. Eleştirel düşünme ve yaratıcılık ağırlıklı.
10) İrlanda; Güçlü öğretmen yetiştirme ve modern müfredat. PISA’da sürekli yükselen bir trend.

Kalust Şalcıoğlu

ASTRONOMY AND MATHEMATICAL ASTROLOGY – Deepak Kapoor

Türkiye’deki BİST’te (Borsa İstanbul’da) ya da Dünya’nın herhangi bir ülkesindeki borsalarda, her aracı kurumun otomatik olarak alım satım yapan “robot”ları yani “yapay zekâ yazılım”ları vardır… Siz, bugün adını bildiğiniz tüm yapay zekâ yazılımlarını satın alsanız bu aracı kurumların yaptıkları işlemlerin %1’ini bile yapamazsınız. NEDEN Mİ? ÇÜNKÜ BU YAPAY ZEK YAZILIMLARI / ALGORİTMALARI, ŞİRKET TARAFINDAN VE ŞİRKETE ÖZEL GELİŞTİRİLMİŞTİR… Gelin görün ki, bugün aklınıza gelen EN HOCALARIN HOCASININ HOCASI ASTROLOGUN ANLATTIĞI UYDURUK HİKÂYELERİN ÇOK DAHA İYİSİNİ, CEP TELEFONUNUZA YÜKLEYECEĞİNİZ ÜCRETSİZ BİR YAPAY ZEK UYGULAMASI SİZE ANLATIR. NEDEN Mİ? ÇÜNKÜ ASTROLOJİDE HOCALARIN HOCALARININ KULLANDIKLARI “HİÇBİR BİLİMSEL GERÇEKLİĞİ OLMAYAN” YÖNTEMLER GOOGLE TARAFINDAN BİLİNMEKTEDİR… SONUÇ OLARAK; benim tüm astrologlara ve astroloji öğrencilerine tavsiyem, bunu bir meslek olarak yapmak ve neticesinde para kazanmak istiyorlarsa ÖNCE MATEMATİK, SONRA ASTRONOMİ, SONRA ASTROFİZİK, SONRA EKONOMİ (FİNANSAL ASTROLOJİYE ODAKLANACAKLARSA), SONRA DA MATEMATİK – ASTRONOMİ – ASTROFİZİK TEMEL ÜÇLÜSÜNÜN ASTROLOJİ İLE BAĞLANTI VE SONUÇLARINI ÖĞRENMELERİDİR. NİHAYETİNDE KENDİ ALGORİTMALARINI HAZIRLAYIP KENDİ MENTÖRLÜKLERİNİ VERMEYE BAŞLADIKLARINDA HEM KENDİLERİ HEM DE DANIŞANLARI, BU BİLGİ VE EMEKLERİNDEN MEMNUN KALIR. “Ben bu binlerce adımlık yolun ilk adımını nasıl atarım?” diyen astrolog ve astroloji öğrencilerine ilk tavsiyem; HİÇBİR BİLİMSEL DAYANAĞI OLMAYAN ASTROLOJİ EĞİTİMLERİNE PARA VE ZAMAN HARCAYACAKLARINA EK’TE GÖRDÜKLERİ KİTABI OKUMAYA BAŞLAMALARI VE “KİTAPTA YAZAN BİLGİLER YANLIŞ DA OLSA ASTROLOJİ KONUSUNDA YAPILAN İLK MATEMATİK MODELLEMELERİN TARİHİNİ ÖĞRENMELERİ”DİR…

Kalust Şalcıoğlu