Black – Litterman Modeli

Finansal kararlarım için kullandığım analiz yöntemimde, analiz sonuçlarımı günlük hayatıma yani ekonomiye indirgemek için Black-Litterman Modelini kullanıyorum… Black-Litterman modeli MPT’ye (Modern Portföy Teorisine) dayanır. Modern portföy teorisi, bir yatırımın risk ve getiri özelliklerinin tek başına görülmemesi gerektiğini, ancak yatırımın genel portföyün risk ve getirisini nasıl etkilediğine göre değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürer. MPT, bir yatırımcının belirli bir risk seviyesi için getiriyi maksimize edecek birden fazla varlıktan oluşan bir portföy oluşturabileceğini gösterir. ÖZETLE; BİRİKİMLERİNİZİN GETİRİSİ BEKLENTİLERİNİZİN ALTINDA KALIYORSA BUNUN NEDENLERİNDEN BİRİ SİZİN FİNANSAL OKURYAZARLIĞINIZDAKİ YETERSİZLİK, DİĞERİ DE RİSK ALGINIZIN EKONOMİK BEKLENTİLERİNİZİ KARŞILAYAMAMASIDIR… SONUÇ OLARAK; HERKESİN RİSK ALGISI YANİ SAHİP OLDUKLARINI KAYBETME KORKUSU FARKLIDIR… BU NEDENLEDİR Kİ, YATIRIM YAPMADAN ÖNCE; SİZİN İÇİN EN DOĞRU / GERÇEKÇİ RİSK – GETİRİ MODELİNİ BELİRLEMENİZ TAVSİYEMDİR…

KALUST ŞALCIOĞLU

Euclid Uzay Teleskobu

Videonun başında gördüğünüz Euclid Uzay Teleskobu, Haziran 2023’te, evrenin karanlık bölgelerinin bir haritasını oluşturmak amacıyla göreve başladı… Videonun devamında seyredeceğiniz Avrupa Uzay Ajansı’nın paylaştığı videolarda ise önce Gaia Uzay Teleskobu’nun görüntülerini görüyorsunuz… Videonun devamında gördüğünüz turuncu renkli kısımlar ise Euclid Uzay Teleskobu keşif alanları… Euclid’in 6 yıl görevde kalması planlanıyor… TÜM ASTROLOGLARA VE ASTROLOJİ ÖĞRENCİLERİNE TAVSİYEM, HİÇBİR BİLİMSEL GEÇERLİLİĞİ OLMAYAN ASTROLOJİ EĞİTİMLERİNE ZAMAN VE PARA HARCAMAMALARI, ASTROLOJİ DANIŞMANLIĞI YAPMAK İSTİYORLARSA WEB’DEN BULABİLECEKLERİ ÜCRETSİZ VE SINIRSIZ KAYNAKLARDAN, ÖNCELİKLE ASTRONOMİ – ASTROFİZİK – MATEMATİK ÖĞRENMELERİDİR…

KALUST ŞALCIOĞLU

An Introduction to Astrology – Federation of Australian Astrologers Incorporared

Astroloji danışmanlıklarında burçlar / evler / açılar üzerinden anlatılanların neden uydurma bir hikâyeden öteye gidemediğini merak ediyorsanız “Federation of Australian Astrologers Incorporared” / “Avustralyalı Astrologlar Federasyonu”nun “An Introduction to Astrology” / “Astrolojiye Giriş” çalışmasını okumanızı tavsiye ederim… Astronomi, astrofizik, matematik üzerine sayısız BİLİMSEL çalışma olmasına rağmen, astroloji üzerine hazırlanmış 1 tane bile BİLİMSEL çalışma bulamazsınız çünkü astroloji BİLİM DEĞİLDİR… Astroloji öğrenmek isteyen tüm astrolog ve astroloji öğrencilerine tavsiyem; hiçbir bilimsel dayanağı olmayan uyduruk astroloji eğitimlerine para harcayacaklarına, web’den bulabilecekleri ücretsiz ve sınırsız kaynaklardan astronomi, astrofizik ve matematik öğrenmeleridir…

KALUST ŞALCIOĞLU

“Evrendeki her şey titreşimdir” – Albert Einstein

Videonun ilk bölümünde, tüm zamanların en iyi fizikçilerinden birisi olarak kabul edilen Albert Einstein’ın “Evrendeki her şey titreşimdir” ifadesinin cansız varlıklar (cisimler) üzerindeki etkisini / kanıtını izliyorsunuz. Videonun ikinci bölümünde ise canlı varlıklardan olan iki insanın yaydıkları manyetik alanın / elektriğin / titreşimin / frekansın, birbirlerine farklı kademelerde dokundukları anda laboratuvar ortamında birleşimini yani ortaya çıkan etkileşimi görüyorsunuz. Özetle; Einstein’ın “Evrendeki her şey titreşimdir” ifadesi modern fiziğin, özellikle de kuantum mekaniğinin öngörülerini yansıtır ve EVRENDEKİ TÜM GÖK CİSİMLERİ, CANSIZ VARLIKLAR VE CANLI VARLIKLAR YAYDIKLARI TİTREŞİMLER SONUCUNDA ETKİLEŞİME GİRERLER… Biz insanların “Bu ilişki bana iyi gelmedi” ya da “Bu yerde tatil yapmak bana çok iyi geliyor” ya da “O kişiyle elektriğimiz hiç tutmadı” ya da “Dün nedensiz yere, kendimi tanıyamayacak kadar gergindim” ve benzeri duygu durumlarını yaşamamızın nedeni yaşadığımız bu etkileşimlerdir… Gök cisimlerinin frekanslarının çeşitli konu başlıklarında bir insan için etkileri analiz edilerek o insan için hem özel hem de iş hayatında, başarılı / huzurlu / mutlu bir hayat hazırlama yolları çizilebilir… SONUÇ OLARAK; EVREN, EVRENDEKİ GÖK CİSİMLERİNİN BİRBİRLERİ İLE ETKİLEŞİMLERİ, BU ETKİLEŞİMLERİN BİZ CANLILAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ, ASTRONOMİ – ASTROFİZİK – MATEMATİK ÜÇLÜSÜ ÜZERİNE KURULMUŞTUR… Astronomi, astrofizik, matematik üzerine sayısız BİLİMSEL çalışma olmasına rağmen, astroloji üzerine hazırlanmış 1 tane bile BİLİMSEL çalışma bulamazsınız çünkü astroloji BİLİM DEĞİLDİR… Astroloji öğrenmek isteyen tüm astrolog ve astroloji öğrencilerine tavsiyem; hiçbir bilimsel dayanağı olmayan uyduruk astroloji eğitimlerine para harcayacaklarına, web’den bulabilecekleri ücretsiz ve sınırsız kaynaklardan astronomi, astrofizik ve matematik öğrenmeleridir…

KALUST ŞALCIOĞLU

Güneş aniden yok olursa ne olur?

Aşağıda, Güneş’in aniden ortadan kaybolması durumundaki yörüngesel hareketleri görebileceğiniz bir matematik modelleme paylaştım ama önce durumu biraz açıklayayım… Bunun en ani etkisi yer çekimi kuvvetinin kaybolması olacaktır. Şu anda yer çekimi nedeniyle Güneş’in etrafında dönen, aralarında Dünya’nın da bulunduğu gezegenler, Güneş kaybolduğu anda yörüngelerine teğet düz bir çizgide ilerlemeye devam ederler. Bunun nedeni, Newton’un birinci hareket yasasına göre hareket halindeki nesnelerin, başka bir kuvvetin etkisi altında kalmadıkça hareketlerine düz bir çizgide devam etmeleridir. Gezegenimiz artık Güneş’in etrafındaki dairesel yoluna yani yörüngesine bağlı kalmayacak şekilde uzaya doğru sürüklenecektir. Güneş ışığının kaybı, ışığın Güneş’ten Dünya’ya ulaşması için gereken süre olan yaklaşık 8 dakika içinde Dünya’yı karanlığa sürükleyecektir. Bitkilerin güneş ışığını kullanarak yiyecek üretme süreci olan fotosentez neredeyse anında duracak ve besin zincirlerinin çökmesine yol açacaktır. Birkaç gün içinde Dünya, iklimini korumak için gerekli sıcaklığı artık alamayacağından, Dünya üzerindeki sıcaklıklar önemli ölçüde düşmeye başlayacak, sonunda yüzey donacak ve hayatta kalabilmeyi başaran canlıları, ısının bir kısmının korunmaya devam edebileceği yeraltı veya jeotermal ortamlara sığınmaya zorlayacaktır. Uzun vadede Güneş’in kaybolması donmuş, cansız bir Dünya ile sonuçlanacaktır. Okyanuslar tamamen donacak ve atmosfer de muhtemelen yoğunlaşıp donacaktır. Hayatta kalan insanların, yapay yaşam alanlarında ısı, ışık ve yiyecek sağlamak için ileri teknolojiye ihtiyacı olacaktır. Bu senaryo, Güneş’in hem ekosistemler için gerekli enerjiyi hem de Güneş sistemindeki sabit yörüngemizi koruyan yerçekimsel çapayı sağlayarak gezegenimizdeki yaşamı sürdürmedeki kritik rolünün altını çizmektedir…

KALUST ŞALCIOĞLU